Değişen bir şey yok

Değişen bir şey yok

Duran saat günde iki defa doğruyu gösterir usulü, Okan hoca bir doğru, bir yanlış yaparak kendisinden beklenen seviyeye bir türlü çıkamayacağını Beşiktaş maçıyla gösterdi.

Beşiktaş tarihinin oyuncu eksiklikleriyle en problemli haftalarından birini yaşarken, umutlarla çıktığımız maçı, mantalite, artı yanlış taktiksel anlayış hem de hatalı oyuncu dizilişiyle maalesef yine yenik bitirdik.

Ligde Antalya’yı farklı yenen, kupada da formda Karabükü geçen ve kazanma alışkanlığı kazanan takımımızın, Beşiktaş maçına, üstelik sezonunun en kötü durumunda yakaladığımız rakibimize karşı “rakibimizin endişelerine rağmen” bizim rakibimizden korkarak çıkmamız adeta bir intihardı ve sonuçta da öyle oldu.

Bu maçtaki yanlışları saymaya kalksak inanın kelimeler yetmez. Bence önemli yanlışlardan bazıları;
1) Karbük maçında iyi oynayan ve turu getiren İvesa’nın kulübeye çekilmesi ve yerine, vücut diliyle, yüzündeki ifadeyle gergin, umutsuz ve kimse kusura bakmasın amatör, tecrübesiz ve tek yaptığı şey de, yediği gollerden sonra etrafına ve kameralara Kadir inanır bakışı atmak olan zülküf’ün tercih edilmesi…
2) Habib show gibi dengesiz, topu oyuna sokmada yeterli olmayan ve üç adımcı bir atlet sitilin de futbol oynamaya çalışan bir oyuncunun takımın en önemli pozisyonuna koyulması… “Üstelik burada Bilica varken”.
3) Uzun süreli bir sakatlıktan dönen yeterli düzeyde olmayan İsmail köybaşı’nın karşısına, “bence son zamanlarda taktiksel yanlışlardan dolayı iyi görünmeyen” süratli ve adam eksiltebilen en önemli silahımız olan bir S Gürlerle çıkmamak “hangi aklın ürünüdür ben anlamakta inanın zorlanıyorum”.
4) En önemlisi, arkadaşlarına saygı duymadan sorumsuzluk yapan, S Özkan gibi şovmen, bencil bir futbolcunun doksan dakika sahada tutulmasıydı…
5) Bir de sn Buruk’un saha kenarında ki takıma katkı sağlamayan terbiyeli anasınıfı öğretmeni tavrı.

Geçen yazımızda da yazmıştık, Okan Buruk geldiği günden beri duruşuyla kişiliği ilen değerli bir insan görünümünde. Ama bu karakteristik özellikleri iyi bir hoca olmak için yeterlimidir? Denilirse, inanın burada şüphem var ve bu yapısı ve izlediğimiz performansıyla da yine kimse kusura bakmasın bu ağır yükü kaldıracak özelliklere sahip görünmüyor.

Rize maçını kazansak bile, üstteki rakiplerimizle fark fazla açılmamış olsa da, takımımızın geleceği pek umutlu görünmüyor… Okan Buruk’un gelmesi ilen bazı değişiklikler oldu ama bu yeterli midir derseniz idari yapı ve anlayışta bir şey değiştiğine ben inanmıyorum… Bu saatten sonra ne yapılmalı? Diye sorulursa da, buna cevap vermesi gerekenlere sorun derim.

Yönetimin, idari ve sportif menajer noktalarında yaşadığı olumsuz deneyimden sonra o pozisyonlara profosyönel, deneyimli yeni adamlar getirmemesi, Sezon başında doğru düşünülen ama adam seçimlerinde yanlış yapıldığı için verim alınamayan uygulamadan vazgeçmesi ya da bu pozisyonları askıya alması, hocaya kızıp abdest bozmaya benzer… Bu kurumsallaşmak hedefi olan bir kulübün halen amatör bir zihniyetle yönetiliyor olmasının önemli bir göstergesidir… Ve bir profesyonel bir yapıda olmaması gereken duygusal bir yaklaşımdır… İki yıldır yaşadığımız sorunların kaynağı da bu anlayıştır… En kötüsü de bu anlayışın değişeceğine dair bir belirtinin henüz görünmemesidir.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

ÖNE ÇIKAN GALERİLER

ÖNE ÇIKAN VİDEOLAR

Elazığ Fm 23, Radyo Hazar ve Radyo Kulüp dinle!

EDİTÖR SEÇİMİ

SON DAKİKA

Haber Scripti: Medya İnternet | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom