Sözüm 'Dost'a -1...

Sözüm 'Dost'a -1...
Bazen insan nereden başlayacağını ve sonunun nereye varacağını bilmeden ve hatta düşünmeden yazmak istiyor.
 
Kalemi parmaklarının arasında iyicebir kavrayıp, sımsıkı tutulan kalemin kağıtla dansını seyretmek istercesine yazmak istiyor. Ahh! Aslında her şey o kalemin gölgesinin kağıdın üstüne düşmesiyle başlıyor biliyor musunuz?
 
Bir büyüdür ki, alıp götürüyor kağıdın derinliklerine doğru insanı. Kalemin gölgesi bir anda yüreğinizin buğusuna dönüşüveriyor. O buğuyla yumuşuyor ruhunuzun nasır tutan kanatları. Dilsiz kelimelerle birlikte özgürlüğe doğru kanat çırpmaya başlıyorsunuz.
 
Bugün de kelimelerimiz hiç durmasın istiyorum. Özgürlüğe doğru kanat çırpışlarımız olsun. Dilsizlere dil olalım, sessizlere ses, görmezlere ışık olalım… Yeşil olalım, mavi olalım, mor olalım. Biz bugün de beşer-i Dergaha “Dost” olalım. Allah rızasıyla kapımızı aralayıp kalemimizin gölgesini kağıda düşürmeye  başlayalım.
 
“Dost olalım” dedim de… İçime düştü yine acısı. 
 
Dostluk… Aaaah Ah!
 
Allah rızasının kuldaki yansımasının adı, İnsan Olma lafzına uygun yaşama biçimi midir “dost”? Yoksa sadece bir kişiye sunulabilen, kişiye özgü sevgi, emek, hoşgörü ve güveni içinde besleyip büyüten, bireysel bir yaklaşımın bütünselleşmiş hali midir? Yahut sadece bizim beklentilerimizle örtüşmesini istediğimiz, bunu uman çabalarla yaklaştığımız, bencilliklerimizde yanıt bulan gayrisamimi ilişki biçiminin adı mıdır “dost”?

Şair bakiye sormuşlar: “Dostluk kaç çeşittir” diye. Baki derin bir iç çektikten sonra: “Üçe ayrılır” demiş.
 
“Bir dost vardır; gıda gibidir; onu her gün ararsın.
 
Bir dost vardır; ilaç gibidir; gerektiğinde ararsın .
 
Bir dost daha vardır; hastalık gibidir; o seni arar.”
 
Anlamı kişiden kişiye, zamana, mekana, dinlere, milletlere, dillere göre farklılık gösterse de “Dostluk” her zaman aşkın pınarından beslenen yakut dallı bir ağaç gibidir. Dalları her yağmur tanesinin nuruyla bütünleşirken aşkı fısıldar, güneşle emeği paylaşır, rüzgarlarda ise savruldukça varlığın kıymetini anlar, yoklukla büyümeyi öğrenir.
 
Ne derin izlerle gömülüdür yüreklerimizde “Dostluk”. Adı anıldığında ya bir özlemin yahut bir temeninin adı olup dökülüverir sözcüklerimizden. Her birimizde tıpkı “aşk” için olduğu gibi, dosta yönelik de çok çeşitli kavramlar ve tanımlamalar vardır elbet. Şair Baki de bunu dile getirmiş zaten. Ancak görüyoruz ki marifet dostluğu yorumlamakta değil, uygulamaktan geçiyor. Küreselleşen (körleşen) dünyada tektipleşen benliklerimiz ve bizi biz kılan değerlerimizin her geçen gün maddelere dayatılarak yok oluşu…

Her mananın yerinin madde ile dolduğu dünyada “dostluk” da madde oldu, “aşk” da. İnsan (!) kendini dünyaya kazık çaktı sandı, aslında adının “Beşer” olduğunu unutup dünyada baki olacağına kandı.
 
Bu dünyada her ne olursak olalım “İnsan” olmak gayesiyle yaşar, bu gaye ile her yeni güne nefesimizi akıtırsak eğer, “Dost” da oluruz, “Yar” da oluruz, Yaradana yaraşır “Ehl-i Kul” da oluruz. Yeter ki insan gönül kapısını “Allah Rızası” ile aralasın. Acısına şahit olduğu insanın acısından kendisi de yaralansın. Yıllarca paylaşıma gerek yok. Ruhlar ayrı olsa da, gönüller bir, yaratan Mevla bir. Soluduğun havaya kadar bir iken, ayrışmak niye? Kulun başka bir kulun yüreğine sığınıp, yanıt bulamaması niye? 
 
Allah hepimize her dem acılarıyla hemhal olabileceğimiz, derdini dert edinebileceğimiz, gözündeki yaşı kendi yaşlı mendilimize silebileceğimiz, omuzumuzu, göğsümüzü kendisine yuva yapabileceğimiz, kendi dermanımızı O’nun dertlerinde bulabileceğimiz, kuru katık ekmeği lezzetle paylaşabileceğimiz, içimizi titretip, acziyetimizi suratımıza her defasında tokat gibi vurup İnsan olmamız gerektiğini haykıran Dostlar nasip etsin inşallah! 
 
Dostluk ne güzel şey. Tadı zemzem, görüntüsü Kabe, esintisi kış ayında bile tenleri ısıtan Kıble rüzgarı gibi. Sevgilerimle…
 
Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

ÖNE ÇIKAN GALERİLER

ÖNE ÇIKAN VİDEOLAR

Elazığ Fm 23, Radyo Hazar ve Radyo Kulüp dinle!

EDİTÖR SEÇİMİ

SON DAKİKA

Haber Scripti: Medya İnternet | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom