Kültürel Değerimiz, Türkülerimiz

Daha yazının bulunmadığı sözlü dönemde ortaya çıkan şiir geleneği, o zamanlardan günümüze kadar kültür açısından hala önemini korumaktadır.

Kültürel Değerimiz, Türkülerimiz

Bilindiği üzere kim tarafından söylendiği belli olmayan ( anonim ) şiirlerimiz, türküleştirilmiştir. Aziz şehrimiz El aziz de bu güzel değerden nasibini fazlasıyla anmıştır. Bu hattaki yazımda Elazığ’ımızın sahip olduğu çok önemli kültürel değerlerden biri olan Elazığ türkülerinden “Al Alma Türküsü” nün nasıl ortaya çıktığına değineceğim.

AL ALMA TÜRKÜSÜ

Yine bir aşk türküsü… Hanife ile Habib’in hikayesi…

Hanife köyün en neşeli, en güzeli ve en cilveli kızı… Hanife öyle güzel ki, civar köylerin delikanlıları bile Hanife’yi görmek için yollar aşındırıyormuş. Hanife daldan dala konuyormuş, bütün delikanlılara nazarlık dağıtıyormuş. Hanife bu cilvesini güzelliğine borçluymuş.

Hanife’ye tutkun olanlardan biri de Zaza Habib isminde genç bir delikanlıymış. Habib, mertliği ve cesurluğu ile çevreye nam salmıştı. Uzun boylu oldukça kuvvetli olan bu delikanlı Hanife’ye iyiden iyiye tutulmuştu. Habib ilk olarak Hanife’ye bir mendil göndermiş Hanife ise mendili almamış. Habib pes etmemiş bu kez de Hanife’nin yolunu keserek, gönlünün kendisinde olduğunu ve kendisiyle evlenmek istediğini söylemiş. Hanife, yine yok demiş…Habib bu işin gönül rızasıyla olmayacağını anlamış ve Hanife’yi kaçırmış. Hanife’nin akrabaları  Habib’in peşine düşer ve uzun uğraşlar sonucu Hanife’yi Habib’in elinden alırlar.

Habib’in yoğun ısrarları Hanife’yi değiştirmiştir. Hanife, artık Habib’i düşünmeye başlamıştır. Öyle ki, Hanife Habib’in gönderdiği efsunlanmış, okunmuş elmalardan birini dişleyerek geri gönderir. Elmayı alan Habib, Hanife’nin kendisinden vazgeçmediğine sevinir. Fakat Hanife’nin ailesi Habib’den kurtulmak için Hanife’yi bir başkasına verir.  Habib tam Hanife’nin sevgisini kazanmışken, bir başkasıyla evleneceğini duyarak üzülür.

Habib, Hanife’nin kendisiyle oynaştığını düşünür ve Hanife’nin  vefasızlığına kanaat getirerek onun bağrına başka bir güzele gönül verir. Bunu duyan Hanife bir yandan üzülür, bir yandan da Habib’in sevdiği kızın kendisinden çirkin olduğu halde onunla sevişmesinden dolayı haline yerinir.

İşin gerçeğini bilip öğrenmeden birbirlerine nispet olsun diye iki aşığın yaptığı bu vefasızca hareketler onları birbirinden ayırır ve bilahare hakikat öğrenilince tarafların üzüntüsünü aksettiren bu türkü yakılır.

“Al Alma Türküsü”

Al almayı dişledim

Sapını gümüşledim

Kardaş geldi vermedim

Yar geldi bağışladım

 

Al alma kızıl alma

İrafa düzül alma

O yar bize gelende

Cebine süzül alma

 

Al alma dilim dilim

Gel otur benim gülüm

Ne dedim, neden küstün

Lal olsun arsız dilim

 

Al almanın dördünü

Sev yiğidin merdini

Seversen bir güzel sev

Çekme çirkin derdini

 

Al almanın beşini

Çevir atın başını

Mendilim sende dursun

Sil gözümün yaşını

 

Al almayı daldan al

Daldan alma elden al

Duydum gelin olisin

Dur ben ölem elden al

 

Al alma dört olaydı

Yiyene dert olaydı

Al almanın sabahı

Sözüne mert olaydı

Kaynak: Av. Fikret Memişoğlu - Harput Halk Bilgileri

31Ekim2014

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

ÖNE ÇIKAN GALERİLER

ÖNE ÇIKAN VİDEOLAR

Elazığ Fm 23, Radyo Hazar ve Radyo Kulüp dinle!

EDİTÖR SEÇİMİ

SON DAKİKA

Haber Scripti: Medya İnternet | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom