Davul-Klarnet Ve Elazığspor

Davul-Klarnet Ve Elazığspor

Zannedersem 1996 yılıydı. ‘’Ya hu yine mi doksanlar Sayın Baysal?’’ diyenleri duyar gibiyim. Hayır hayır. Bu gün bambaşka bir şeyden bahsedeceğim. Elazığspor’umuz o zamanki adı 1.Lig olan şimdiki süper lige çıkabilmek için ekstra play-off maçları oynamak üzere Ankara’ya gitmişti. Mustafa Ülkü, Mehmet Kaplan, Taygun Erdem, kaleci Ferhat ve Alican aklıma gelen ilk futbolcularımız. Maçlar Kanal D’den naklen yayınlanıyordu. İlk maçta kimi eledik hatırlamıyorum. Sonra Zeytinburnu’na penaltılarda elendik. Maalesef 1.lige çıkamadık. Ama şurası gerçek ki ‘’gönüllerin şampiyonu’’ olmuştuk. Peki, neydi bizi gönüllerin şampiyonu yapan? Çünkü biz o maça biz gibi gitmiştik. Çünkü biz o maça bizi biz yapan değerlerle gitmiştik. Çayda çıraydı bizi biz yapan. Bahçelerde bal erikti. Temir ağaydı. Dik halaydı. Davuldu bizi biz yapan. Klarnetti bizi biz yapan.

Dedim ya: biz biz olmuştuk o maçta. Kanal D’den bütün ülkeye kültürümüzü tanıtmıştık. Şampiyon olamamıştık ama şampiyon olan takımdan daha çok söz ettirmiştik kendimizden. Yorumcu Ali Sami Alkış ‘’ ben bir Brezilya taraftarını böyle gördüm bir de Elazığ taraftarını. Tıpkı yerinde durmayıp sürekli samba yapan Brezilya seyircisi gibi Elazığ taraftarı da hiç durmuyor. Sürekli halay çekiyor’’ demişti. Düşünün. Bir ulusal yorumcu bizi, bırakın üç büyüklerle kıyaslamayı dünya kupası turnuvalarında yarı finaller-finaller oynayan, dünya kupaları kazanan bir takımın taraftarına benzetiyor.

Gelelim bu güne. Memlekete geldiğim zamanlar muhakkak uğruyorum maçlara. Şöyle bir kulak veriyorum tezahüratlara. Duyduğum tezahüratlar her tribünde olan klasikleşen, sıradan tezahüratlar. Hele bir de Beşiktaşlıların ‘’gücüne güç katmaya geldik’’ tezahüratını duyunca stadyumda daha da üzülüyorum. Ve yine eskilere gidiyorum. Maçın ama başında ama sonunda, bazense hiç umulmadık bir anında çalardı dik-halay. Gencinden yaşlısına herkesin yüzünde önce bir gülümseme. Sonrasında çırpılan eller. Maçı çekirdek çitleyerek izleyen, sesi dahi çıkmayan taraftarlarımız bile bir anda kalkar ayağa ‘’vay vay’’ diye tempo tutardı. Hey gidi günler hey…

Yeniden diyorum hani. Yeniden biz olsak Yeniden bizi biz yapan değerlere dönsek. Yeniden sambacılara rakip olsak diyorum. Şimdilerde TRT’de yayınlanan maçlarda yeniden tanıtsak dünyaya kültürümüzü. Başkalarına ait hazır olan şeylere konmaktansa kendimizden olanlarla yeniden gelsek kendimize. Yeniden getirsek davul ve klarneti tribünlere. Sizi bilmem ama ben o muhteşem ikiliyi çok özledim.

Dediğim gibi yeniden biz biz olsak. Sizce de güzel olmaz mı?

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

ÖNE ÇIKAN GALERİLER

ÖNE ÇIKAN VİDEOLAR

Elazığ Fm 23, Radyo Hazar ve Radyo Kulüp dinle!

EDİTÖR SEÇİMİ

SON DAKİKA

Haber Scripti: Medya İnternet | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom