Yeni öğrencilere yönelik uyum programları başladı

Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü tarafından düzenlenen, 2017-2018 Eğitim Öğretim yılı Uyum Programı, Kültür Merkezi 15 Temmuz Milli İrade Salonunda başladı. Programa, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, fakülte dekanları, daire başkanları, araştırma merkezi müdürleri ve yeni kayıt yaptıran öğrenciler katıldı.

Yeni öğrencilere yönelik uyum programları başladı
Erzurum
Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü tarafından düzenlenen, 2017-2018 Eğitim Öğretim yılı Uyum Programı, Kültür Merkezi 15 Temmuz Milli İrade Salonunda başladı. Programa, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, fakülte dekanları, daire başkanları, araştırma merkezi müdürleri ve yeni kayıt yaptıran öğrenciler katıldı.

Uyum programının açılışında konuşan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, yeni başlayan öğrencilere Atatürk Üniversitesi ailesine katıldıkları için teşekkür ederek, öğrencileri seçimlerinden dolayı kutladı.

İstikbalimizi ve istiklalimizi tehdit eden olayların yaşadığı bugünlerde, geleceğin teminatı olacak öğrencilere seslenmekten büyük mutluluk duyduğunu belirten Rektör Çomaklı konuşmasını şöyle sürdürdü: “ Üniversiteyi lisenin devamı olarak görmek büyük bir yanılgı olur. Bugün sizler için önemli bir gündür. Başarılı olmak için üniversitenin ve yükseköğretimin ne olduğunu öğrenmeniz, bilmeniz gerekir.

Üniversite Girişim Demektir. Sadece Bilim de Değildir. Sanattır, Hayal Kurmaktır, Şiir Okumaktır ve Üretmektir.

Geriye baktığınızda ilkokula ortaokula ve lisede sadece bilgi transferi yapıldığını görürsünüz. Üniversite, liselerde olduğu gibi yalnızca bilginin aktarımını amaçlamış bir kurum değildir, Üniversite inovatif olmadır. Bir ülkenin kalkınmasında en önemli kaynak ’entelektüel sermaye’, ’beşeri sermaye’, ’ihtisas gücü’ ve ’beyin gücü’ dür. Bu, yüksek nitelikli insan gücünün önemli ölçeklerinin başında da bilimsel efor gelmektedir. Üniversite girişim demektir. Sadece bilim de değildir. Sanattır, hayal kurmaktır, şiir okumaktır. Üretmektir üniversite. Bütün bunların hepsidir üniversite.”

Köklü, bin yılı aşkın bir Erzurum ilim mirasına yaslanmış, yıllar içinde kendi geleneğini oluşturmuş, kurumsallaşmasını tamamlamış olan Atatürk Üniversitesinin, öğrenciler için gerekli bütün kaynaklara, sayısız imkâna sahip büyük bir üniversite olduğunun altını çizen Çomaklı, “Bizler bu imkânları ve gelişiminize katkıda bulunacak kaynakları sizlere sunacağız. Ancak her sosyal anlaşmada olduğu gibi bizim de sizlerden beklentilerimiz var.

Türkiye’nin Beş Büyük Üniversitesinden Birindesiniz

Sizler de kendiniz için, üniversiteniz için, bu ülke ve insanlık için yılmadan, yorulmadan evrensel etik değerler ve demokratik normlar çerçevesinde elinizden geldiğince gayret göstereceksiniz.

Türkiye’nin beş büyük üniversitesinden birindesiniz. Üniversiteler uzun soluklu kurumlardır. Üniversitenizde yıllar içinde oluşmuş kültürün birer nüvesi olacaksınız. Üniversitemiz sosyal yaşam kültürü içinde, ihtiyaç duyabileceğiniz her şeye kolaylıkla ulaşabilmeniz hedeflenerek şekillendirilmiş bir kampüs üniversitesidir” diye konuştu.

Erzurum tarihtir, Anadolu’nun bizzat kendisidir

Erzurum’un medeniyetlerin kavşağında, İpekyolu’nun heybetli kültür kervanlarının soluklanarak, hayat bulduğu bir şehir olduğuna vurgu yapan Rektör Çomaklı, bu şehrin bir tarih ve hatta Anadolu’nun bizzat kendisi olduğunu söyleyerek öğrencilerden eğitim öğretim gördükleri bu şehri yakından tanımalarını istedi.

Erzurum’un tarihî şahsiyetinin yanında, bir eğitim, bilim ve kültür kenti oluşunun izlerine tarihin hemen her döneminde aynı yoğunlukla rastlandığına değinen Çomaklı, şunları söyledi: “Bilimin neferleri olarak bizler Atatürk Üniversitesi olarak belirtmek isteriz ki çeşitli maskeler altında gerçekleştirilmek istenen her türlü yasadışı girişimin dâima karşısında, devletimizin ve milletimizin, demokrasinin, toplum ve dünya barışının yanındayız.

Ülkemiz bir demokrasi ülkesidir. Üniversitelerimiz, milletimizin değerlerine ve devletine bağlı, demokrasi kültürünü tesis eden aynı zamanda aktaran, yaşatan ve koruyan kurumlardır.

Bir ülkenin geleceğini eğitilmiş insan gücü belirlemektedir. Bu sebeple ruh ve beden bakımından sağlıklı, inançlı ve sorumluluk duygusuna sahip gençlerin yetiştirilmesini en önemli görevlerimizden biri olarak kabul etmekteyiz.

Milli şuuru pekiştirmek, bağlarımızı güçlendirmek için siz sevgili öğrencilerimize, öğretim elemanlarımıza, velilerimize ve biz yöneticilere büyük sorumluluklar düşmektedir. Yeni Türkiye’yi inşa edecek kalemlerin ve zihinlerin olduğunu bilmek, aynı zamanda ülkemizin geleceğinin teminatının varlığını bilmektir.”

Bir Toplumun Geleceğini Yok Etmenin En Kısa ve Tesirli Yolu Gençliği Yozlaştırmak Millî ve Manevî Değerlerinden Uzaklaştırmakla Olur

Türkiye’nin, dünyanın değişimini yakalayacak ve geçecek gençlere ihtiyacı olduğuna dikkat çeken Rektör Çomaklı, “ En büyük sermayemiz bilgi ve tecrübelerimizdir. Büyük medeniyetlerin en çetin savaşları kazanacak büyük askerleri olduğu gibi bu ruhu gelecek nesillere aktarabilecek güçlü kalemleri de olmalıdır.

Dünyayı yöneten egemen güçler, toplumları dönüştürmek için önce genç nesillerden başlarlar. Çocuk ve gençlerdeki öncelikli eğitim ve ilk kazanımlar önemlidir. Bir toplumun geleceğini yok etmenin en kısa ve tesirli yolu, gençliği yozlaştırmak, millî ve manevî değerlerinden uzaklaştırmakla olur.

15 Temmuz’u ne silah, ne cephane devirmiştir. İdeal ve iman gücü, bir şahlanış mücadelesini muzaffer kılmıştır. 15 Temmuz, millî bağımsızlığı, birlik ve beraberliği, millî onuru, yeni güçlü Türkiye’yi hatırlatmaya giden yolun başlangıç noktası olmuştur.

İnsan olma, onurlu olmakla başlar; millet olmak da millî onuru, kültürü korumakla başlar” dedi.

Peyami Safa’nın “Bir milleti yok etmek isterseniz askerî istilaya gerek yoktur; tarihini unutturmak, dilini bozmak, dininden soğutmak ve dolayısıyla manevî değerlerini, ahlâkını yozlaştırmak kâfidir” sözüyle konuşmasına devam eden Çomaklı, “Dünyayı yöneten egemen güçler, toplumları dönüştürmeden hiçbir siyasî sonucun alınamayacağını çok iyi bilirler. Bunun için ellerindeki çok güçlü silahlarını başta gençlere yöneltmişlerdir.

Değerlerinden koparılmış nesiller oluşturmak için, gençleri müzik, spor, magazin ve moda adı altında hedefsiz ve ilkesizliğe götürmek için çabalamaktalar. Çare, kendi değerlerimizle çocuklarımızın, gençlerimizin arasındaki barikatları kaldırıp, onları yabancı küresel saldırılardan korumaktır. Gençliğin kalbi, gönlü, vicdanı, ruh ve duygu yapısı, hayatı, millî, ahlâkî ve manevî değerlerle zenginleştirilip doldurulmalıdır. Gençliği millî ruhla aydınlatmalı, donatmalıyız ki, nereden gelip nereye gideceğini bilsin.

Öte yandan önümüzdeki 100 yılın istiklâl ve istikbâl mücadelesini veriyoruz. En büyük teminatımız sizlersiniz. Eğer bu rahmet dolu, şehit kanı dolu toprakların manevî ikliminden yaralanıp, millî bir kök ile bu kutsal topraklara kök salmazsanız, yarın bu toprakların sahibi olamazsınız. Sizler omzunuzda, heybenizde aşk taşıyorsunuz, rahmet taşıyorsunuz, sorumluluk taşıyorsunuz. Siz Fatih’in emanetisiniz. Yunus’un topraklarında hoşgörünüzü Yunus’tan, gücünüzü tarihten alacaksınız. Yeryüzünün yeniden öznesi olup, tarihin aktığı zaman yatağını siz belirleyeceksiniz. Tüm dünya masumları ve mazlumlarının gözyaşlarını sileceksiniz” dedi.

Gelecek Ufku Görmekle Yetinmeyip Ufkun Arkasını Görebilen Toplumlar İçin Aydınlık Olacaktır

Atatürk Üniversitesi’nin yerleşkesi, kütüphanesi, laboratuvarları, sosyal tesisleri, bilimsel, kültürel, sportif ve sanatsal etkinlikleriyle, nitelikli akademik kadrosuyla ve en önemlisi bir aile sıcaklığıyla öğrencilerin yaşamlarını kaliteli kılacak fırsatlar ortamı olduğunu hatırlatan Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı, “Bu fırsatlardan yararlanmak, size sunulan imkânları değerlendirerek gelecek için kazanıma dönüştürmek en önemli göreviniz olmalıdır. Unutmayın “gelecek, ufku görmekle yetinmeyip ufkun arkasını görebilen toplumlar için aydınlık olacaktır.” Sıcak, samimi, huzur bulacağınız bir ailenin mensupları olduğunuzu bir kez daha hatırlatarak hepinize tekrar hoş geldiniz diyor, başarılar diliyorum” diye belirtti.

Öğrencilerin üniversite ve çevreyle uyum sürecini hızlandırmak, üniversitenin yapısını ve olanaklarını tanımalarına yardımcı olmak amacıyla düzenlenen uyum günleri kapsamında fakülte, yüksekokul ve ilçelerdeki meslek yüksekokullarına yeni kayıt yaptıran öğrencilere uyum ve eğitim seminerleri veriliyor. Kampüste yaşam, eğitim, ulaşım, beslenme, barınma, sağlık, spor vb. konularda detaylı bir şekilde bilgilendirilen öğrencilerin üniversitelerini tanımaları sağlanıyor.

26 Ekim ile 4 Kasım 2017 tarihleri arasında tüm gün devam edecek olan uyum programının ilk gününde; Eczacılık, Veteriner, Fen, Diş Hekimliği, Mimarlık ve Tasarım, Turizm, Spor Bilimleri, Hemşirelik, Su Ürünleri ve Ziraat Fakültesi 1. sınıf öğrencilerine, üniversite ve ilgili fakülteleri hakkında detaylı bilgiler verildi.

Diş Hekimliği Fakültesi Dekan yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Ertan Yalçın Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yücel Kadıoğlu, Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yüksel Özdemir, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Gürbüz, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yahya Bulut ile Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yavuz Selim Sağlam birer konuşma yaparak fakülteleri hakkında öğrencilere bilgi verdiler.

Konuşmaların ardından, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Medine Güllüce başkanlığında, Bilgisayar Bilimleri Araştırma ve Uygulama Merkezi, Dış İlişkiler Ofisi, Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı, Sağlık Kültür Spor Daire Başkanlığı, Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı yöneticileri, hazırladıkları görsel sunum eşliğinde öğrencilerin sorularını cevaplayarak, Atatürk Üniversitesini tanıttılar.
Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

ÖNE ÇIKAN GALERİLER

ÖNE ÇIKAN VİDEOLAR

Haber Scripti: Medya İnternet | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom