Ergenekon’dan Mesajlar

Ergenekon’dan Mesajlar
Asrın davası olarak nitelendirilen Ergenekon davasında nihai karar açıklandı. Açıklanan kararlar, toplumda farklı reaksiyonlar gösterilmesine yol açtı. Bir grup insanımız verilen kararları yerinde bulurken, diğer bir grup ise verilen kararları haksız bularak adaletin yanlış işletildiğini savundu.Davayı uzaktan takip eden  ve yüzeysel bilgiye sahip olan kimseler  olarak verilen cezaların haklımı yoksa haksızmı olduğunu bilemiyoruz.Dava ile ilgili dosyalarda ne denli bilgiler, bulgular var bilmemiz mümkün değil. Lakin bir takım ipuçlarından yola çıktığımızda, olayları 20 yıl geriden analiz etmeye başladığımızda bir takım hükümlere varabiliriz. Türkiye'nin geçmişi darbelerle dolu bir ülkedir. Devlet büyükleri ve halkımız her dönem darbe mağduru olmuş, ülkemiz çok dramatik dönemlerden geçmiştir. Öyleki gelen her iktidar gerek silahlı gerekse dolaylı yollardan sürekli tehditlere, balans ayarlarına maruz kalmıştır. Tayyip Erdoğan iktidarıda bu ve buna benzer bir takım tehditlere maruz kalabilecekleri bilincindeydi. İktidara geldiği ilk günden itibaren hep bu tehlikenin varlığını bilip, yol haritalarını buna göre çizdiler. Diğer hükümetlerin yapmadığı bir biçimde karşı  çalışmalar yaptı. Cemaatin yazılı ve görsel medyasını bu alanda çok iyi kullanarak yapılmak istenenleri önceden öğrenerek deşifre etmeyi bildiler. Halk bu yolla Türkiye'de derin bir örgütlenme olduğundan haberdar edildi. Öyleki Samanyolu tv  bütün yayın stratejisini bu alan üzerine kurdu. İstihbarat  bu yapıyı deşifre etmek adına kimsenin ruhu duymadan bilgileri, özel konuşmaları elde edip Hükümete yakın medya organları üzerinden halka duyurdu. Kısacası Akparti bu örgütlenmelere hazırlıksız yakalanmadı. Başbakanın iç sesi ya bu yapılanma beni alaşağı edecek, yada ben bu yapıyı çökertmeliyim noktasındaydı. Çünkü geçmişteki iktidarların başına gelenleri bizzatihi görüp yaşamıştı. İstihbarat,emniyet ve cemaat bu süreci çok dipten ve çok koordineli bir biçimde yürüterek Başbakanın elini güçlendirdi. Ergenekon davası bu karşılıklı çatışmanın gelmiş olduğu son aşamadır.
               
Kesilen cezalara sevinen çevreler gelinen noktayı alınan mazlum ahlarına bağlıyor.Geçmişte dini inanç ve yaşam şekillerine müdahale edenlere karşı ilahi adaletin tecelli ettiğini savunuyor. Kendilerine yapılan haksızlıkların  intikamı olarak değerlendiriyor. İşin diğer kısmında ise cezalara isyan eden bir çevre var. Bu kitle ise kesilen cezaların maksatlı, siyasi ve çok abartılı olduğu iddaasını taşıyor. Türkiye'nin en büyük sorunu olan PKK'nın elebaşısına ve mensuplarına dahi bu denli yaptırımlar uygulanmadığını savunuyor. Bu açıdan bakınca hak vermemek mümkün değil, Bu insanlar suçluysa ve bu ülkenin bekasına darbe vurma düşüncesini taşıyorlarsa PKK başı ve mensuplarıda en az bunlar kadar suçludur. Adalet iktidara dokunana farklı, halka dokunana  farklı işletiliyorsa, burda adaletin terazisi kurumlara ve zümrelere göre farklı işletiliyor demektir. Buda hakkanite aykırıdır. 
               
Ben verilen cezalara kendi açımdan baktığımda, bu cezaların içerdekilerden ziyade dışardakilere verildiğini düşünüyorum. Cezaların abartılı olduğu düşüncesindeyim, ama bu besbelli bilinçli vede maksatlı yapılmıştır. Sanıklara ceza kesilmesinden ziyade, dışarda bulunup darbe yapma hevesinde olabilecek kişilere gözdağıdır. İktidar yargının aracılığıyla  şu mesajı vermiştir; ''Şayet bu saatten sonra darbe yapmaya tevessül edecek olursanız alacağınız cezalar böyle olacaktır'' Hissi uyandırılmaya çalışılmıştır. Cezalarda caydırıcılık esas alınmıştır, müsamaha gösterilmeyeceği sinyali net bir biçimde verilmiştir. Bu gözdağı sadece Tutuklular ve darbe potansiyeli yüksek olan kişilerle sınırlı kalmamıştır. Gezi eylemcilerine, sanat camiasının bir kısmına, askere, medyaya, kısmen köşe yazarlarına topyekün bir gönderme olmuştur. 
             
Sona yaklaşırken, gelinen bu nihai karar aşamasını, işlenen  suçların karşılığında kesilmiş cezalar olarak yorumlamakdan ziyade, iktidarın darbe hevesi taşıyan kimselere verilmiş mesaj olarak yorumlanmasının daha doğru olacağını düşünüyorum. Son olarak Akparti ve yargı erklerinin burada göstermiş oldukları suçluya bakışı, caydırıcılığı her alanda uygulamaları gerektiğine inanıyorum. Suçlu benden ise aklayın, ama başkasından ise vurun abalıya mantığını taşıyorsa yanlıştır. Bir takım insanlar bugün eğer adalet tecelli etti diye seviniyorsa, yarın  başka birileride sizin adaletsizliğinizden dolayı size uygulanacak olan zulümlerde iç çekecek ve adalet tecelli etti diyeceklerdir.. Unutmayınki, Ayarıyla oynayacağınız kantar gün gelir sizide tartar. Şimdiden Ramazan bayramınız kutlu ve mübarek olsun..
 
Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

ÖNE ÇIKAN GALERİLER

ÖNE ÇIKAN VİDEOLAR

Elazığ Fm 23, Radyo Hazar ve Radyo Kulüp dinle!

EDİTÖR SEÇİMİ

SON DAKİKA

Haber Scripti: Medya İnternet | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom