Düğünlerimiz ve Musikimiz

Düğünlerimiz ve Musikimiz
İlimiz kültürünü koruma ve kurtarma amaçlı çalışmalar küçükte olsa meyvesini vermeye başladı gibi! Salon düğünlerinde, özellikle yemekli düğünlerde, gelinle damat yerine oturduktan sonra mahalli  musiki ve peşine mahalli (Elazığ-Harput) okuyan sanatçı program yapıyor. Bu da düğünün Elazığ-Harput la başlamasını, insanlar yemek yerken kendi müziğini dinlemesini sağlıyor. Tabi ki düğünler eğlenmek içindir, siz orada baştan sonra konser veremezsiniz, anlamı da yok zaten. Ancak 30-45 dakika gibi bir zamanı kendi musikimize  ayırırsak aslımızı inkar etmeyiz gibi geliyor. Daha evvel ki yazılarımın birinde  de bu konudan bahsetmiş, böyle bir çalışma başlatalım demiştim. Duyarlı aileler gereğini yapmaya başlamış bile. Son zamanlarda düğünün başına mahalli musiki koyan çok aileler gördüm ve bu da beni çok sevindirdi , umutlandırdı. Adına  da düğün demiş sekte bol bol eğlenilmeli. Bizler bu zaman diliminin az bir kısmını istiyoruz. Zaten bazı düğün salonlarında bu dediklerimizin olması hayal, onlardan elimizi yıkamışız, bari sayısı az da olsa, bu güzide salonlara bu geleneği yerleştirelim ve de sahip olalım,hatta tercih sebebimiz olsun……
 
YABANCI HAYRANLIĞI
 
Yabancı tabela, yabancı isim, anlamadığımız sözlerin giyilen giysilerin üzerindeki  rezaleti, sanki birilerinin reklamını yapıyormuşuz gibi? Modern görünmek, modernlere hitap etmek acaba anlamını bile bilmediğimiz kelime ve sıfatlarla mı oluyor?Şehrimizde mahalli ya da yöremiz de kullanılan isimlerin kullanıldığını düşünürsek, insanın ne kadar hoşuna gidiyor değil mi? Konuşurken bile anlaşılmayan bir lisan, özenti ve rezalet  bizleri çok üzüyor. Kökeni ne olursa olsun insanlar Türkçe konuşmak anlaşmak zorundadır.  Tabi kendi aralarında nasıl konuşursa konuşsunlar. Yabancıların daha doğrusu batı hayranlığı, gençliğimizin her şeyini bozmuş. Gençlerin saçına bakar mısınız? İnsanların şekli değişmiş, giyilen pantolonlara bakın aynı, bırakın bunları tesettürün bile şekli değişmiş ! Kendi örf adet ve geleneklerimizden ne kadar uzaklaşmışız.  Elbette ki şalvarla resmi kurumlarda oturmayacağız ama elin bilmem neyinin de giyimini örnek almayacağız. Konuşmaları anlaşılmayan bir gençlik kimlere özeniyor inanılır gibi değil. İşte kültürünü kaybeden, zayıflatan toplumun bozulması daha da kolay oluyor. Bu nedenle örnek olmamız ve sahiplenmemiz, anlatmamız gerekir. Dükkan isminden çocuk ismine, giyimden saç şekline kadar çocuklarımızın konuşmalarını da denetleyip, hoş bir edayla doğruları anlatmamız gerekir. 
 
63 sonra da okul yetkililerinin bu konuya el atması gerekir. Bu kadar batı hayranlığı tehlikeli geliyor. Batının her türlü teknolojisini, ilmini bilimini alalım ama giyim kuşam ve yaşantısını almayalım. Elazığlı, Elazığlı gibi,TÜRKDE TÜRK GİBİ OLMALI…
Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

ÖNE ÇIKAN GALERİLER

ÖNE ÇIKAN VİDEOLAR

Elazığ Fm 23, Radyo Hazar ve Radyo Kulüp dinle!

EDİTÖR SEÇİMİ

SON DAKİKA

Haber Scripti: Medya İnternet | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom