"Hangi Partiye Oy Vereyim!"

Ülkemizin seçim takvimine girmesiyle birlikte yavaş yavaş siyasetin suyuda ısınmaya başladı.Bu vesileyle girdiğimiz hemen her ortamda siyasi sohbetlere denk geliyoruz. Durum böyle oluncada insanlarımızın kendi savundukları partileri yere göğe sırdıramazken diğer partilerle alakalı atıp tutmalarıda kaçınılmaz bir hal alıyor. Bu sohbetlere zaman zaman bizlerde katılıyoruz, düşüncelerimizi usulü dahilinde ifade etmekten kendimizi alıkoyamıyoruz.Diyaloglarda dikkatimi çeken ve sürekli tanıklık ettiğim bir durum var, particiliği taraftar kimliği dışında görüp olaylara objektif bir şekilde yaklaşan insanların genel kanaati şu oluyor;'' Mevcut olan Akparti hükümetinden memnun değilim ama muhalefetede güvenmiyorum''. Sohbetine dahil olduğum hemen herkes ağız birliği etmişcesine bu söylemi dile getiriyor.Haliyle şu merakım oluşmuyor değil, insanların geneli mevcut yapıdan memnuniyetsiz olurken nasıl olabiliyorda Akparti % 50 civarında oy alabiliyor? Ben bunun  sebebini Türkiye'de güven duyulabilicek ardından gidilebilecek  muhalif bir partinin olmayışına bağlıyorum. Ülkede bir çok gelişme çok olumsuz  biçimde işleyiş gösterirken hala daha iktidarın bu denli oy alması pek normal olmasa gerek. Milli eğitim politikası altüst, Pkk politikası vehamet, sağlık sektörü çöküşte, dış politikası iflas, ekonomi berbat, iç politikası ise sadece İstanbul'un ulaşımına ( Alt geçitleri, tüp geçitleri, 3. köprü, 3. havalimanı vs.) endeksli  bir durumda iken yinede takdire şayan oy alabilmesi hem ilginç hemde meraka açık bir konudur. Mevcut olan ve deminde bahsettiğim olumsuzlukları sıraladığımda aldığım cevap hep aynı,'' Daha iyi yapabilecek partiyi söyleyin bizde onlara verelim''. Sanırım insanımızın ağzı önceki iktidarlardan çok ciddi oranda yanmışki tekrardan eskiye dönüşü pek göze almak istemiyor. Olayları bu minvalde değerlendirenlerin muhakkak kendilerince haklı nedenleri vardır, aksi takdirde herşeye rağmen bu denli  oy alabilmesi mümkün değil.
 
Son 12 yıllık sürece baktığımızda Akparti'ye alternatif olabilecek halkın takdirine mazhar olan, beğenilen lider ve partiler sistem dışı kaldı. Örnek gösterecek olursak Necmettin Erbakan, Muhsin Yazıcıoğlu, Numan Kurtulmuş. Bu liderler, içinden geçtiğimiz şu hassas dönemde iş başına getirilmesi çok yüksek ihtimal olan kimselerdi, ne gariptirki hepsi farklı şekilde pasifize oldu. Var olan muhalefetler ise sadece Akparti'nin belirlediği gündem üzerinden siyaset üreten, kendi gündemini oluşturamayan halka ümit verecek parti vitrini, vizyonu oluşturamayan bir yapıya sahipler. Muhalif partilerdeki siyasetçilere baktığımızda şu isimden çok iyi bir ekonomi bakanı olur diyebildiğimiz biri varmı? Yada şu kişi çok iyi dışişleri bakanı olabilir, falanca isminde geçmişi başarılarla dolu ve içişleri bakanlığını hakkıyla yapabilir denilebilecek kaç kişi var? Malesef muhalif parti liderleri bu konuda '' Az olsun benim olsun'' düsturuyla hareket etmektedirler. Koltuk sevdaları partileri ve ülke çıkarlarının fazlasıyla önüne geçmiş durumda. Bununda sebebi kendilerindeki yetersizliğin farkında olmaları. İlerde birgün parti içinde sivrilen,ön plana çıkacak olan kişilerin liderliğe, parti genel başkanlığına soyunabilecek olmalarıdır. Özgüveni eksik kimselerde bu bir hastalıktır. Kendilerinden başka hiçkimseye tahammülleri yoktur. Dolayısıyla liderlik yarışına girmeyi istemezler, durum böyle oluncada bu işten en fazla zararı başta parti, akabinde partiye mensubiyet duyan gecesini gündüzünü canı gibi sevdiği partisine adayan kimselerdir. Ne yazıkki genel başkanlık yarışları delegelerin belirlemesiyle oluşan bir tüzük yapısına sahiptir. Parti delegelerininde birçoğunu belirleyen mevcuttaki genel başkan olunca bu tabularda kola kolay kırılmıyor ve yeni liderlere kapılar bir türlü açılamıyor. Bu yapı değişmediği sürece parti uzunca yıllar bir takım kişi ve zümrelerin tekeline girebiliyor.
 
Muhalefetin işleyişi demin bahsettiğim şekilde işlediğinden dolayı öyle zannediyorumki önümüzdeki dönemlerdede Akparti muhalefetin olmayışından dolayı uzunca bir dönem iktidarı işgal edecektir. İşin böyle oluşu sanılmasınki Akparti'nin çok iyi işler yaptığının kanıtıdır. Bunun yegane müsebbibi muhalefet partilerinin yetersizliği ve kitleleri arkalarından sürükleyebilecek siyasi vizyona sahip olmayışıdır. Başbakanda zaman zaman alaylı bir tavırla '' Böyle muhalefete can kurban'' diyerek bizleri fazlasıyla doğruluyor. Ülke tek partili bir sürece girmiştir, çok iyi bir parti kurulmadığı sürece mevcut muhalefetin iş başına gelebileceğine olan inancım zayıftır. Muhalefetin cılızlığı iktidar partisini hem tembelleştirir hemde şımarıklaştırır. Akparti son 5 yıla bakıldığında ziyadesiyle hem tembelleşmiş hemde şımarmıştır. İnşallah muhalefetteki partiler yaptıkları siyasetin yetersiz olduğunun biran evvel farkına varır ve yeni hamlelerin arayışına girerler zira gelecek iki seçim içinde daha şimdiden geçmiş olsun demekten başka elden birşey gelmiyor. İstedikleri oyları alamamalarının tek sebebi kendi zaaf ve beceriksizlikleridir. Halka neden bize oy vermiyorlar deme hakları yok, çünkü halk neden bizi Akparti hükümetine mahkum ediyorsunuz diyerek fazlasıyla onlara kızgın haldeler..
Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

ÖNE ÇIKAN GALERİLER

ÖNE ÇIKAN VİDEOLAR

Elazığ Fm 23, Radyo Hazar ve Radyo Kulüp dinle!

EDİTÖR SEÇİMİ

SON DAKİKA

Haber Scripti: Medya İnternet | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom