Düğünler

Düğünler

Kültür-sanat şehri  Elazığ’da on beş yıla yakın bir zamandır verilen “kültür erozyonu” mücadelesi devam ederken, hala bizleri arayarak “neden düğünlerde Elazığ  az oynanıyor” diyenler var?İsimlerini yazmaya  elim gitmiyor ama belli düğün salonlarında bu dedikleriniz devam ediyor, bunun dışındakiler gelişmeye ve düzelmeye  başladı bile. Yapılan çalışmalar meyvesini veriyor ancak göç alan ilimizde ki insanlar, kendi kültürleriyle düğün yapmaları da  anormal bir durum değil, anormal olan Elazığlı’nın  başkaları gibi düğün yapıp başkaları gibi oyunlar oynamaları. Yapılan toplantılar, anlatılan formüllere rağmen hala kendi düğününe sahip olmayan Elazığlılar var? Tabi bu erozyon dalga dalga düzelecek. En bariz örneği daha önceki yazımda yazmıştım, yemekli düğünler artık mahalli musikiyle başlıyor, bu da çok önemli bir gelişme. Düşünün, düğününüz en az 45 dakika süren ,Harput Musikisi’yle başlıyor ve gelen misafirlerin kafasına Harput  yerleşiyor “demek düğün böyle de başlayabiliyormuş” diye… Bu hususlara salonda ki sanatçılarımız biraz dikkat ederse tamamen ortadan kalkar diye umuyorum. Çünkü sanatçılarımız gelen misafirleri eğlendirip oynatırken “haydin halaya” deyip, üç ileri üç geriyle hızar çektirmeye başlıyor. Bu oynanan oyun komşu bir ilin oyunu değil sadece bir figür. Basit hareketli olduğundan, özellikle oyun bilmeyenlerin hoşuna gidiyor ve oynuyor. Ama bu oyunun kasıtlı Türkiye geneline yaygınlaştırıldığını fark eden yok maalesef? Keşke komşu illerin oyununu oynayabilseler? Kısaca bu bir üçgen, düğün salonu, düğün sahibi, müzisyen ve sanatçıların toplu olarak vereceği kararla  tümüyle düzelir. Başta da yazmıştım, düğün sahibi Elazığlı değilse kendi kültürüne göre düğün yapar, bu da bizi ilgilendirmez. Zaten bizim mücadelemiz de bunlarla değil. Elazığlı olup düğün yapanların, düğününde ne oynanıyor, ne söyleniyor ilgilenen yok  biz bunlara kızıyoruz? Bunların sayısını yavaş yavaş azalttık, inşallah tümüyle sona erdireceğiz. Dışarılarda sohbet ederken yakınacağımıza, kendi düşüncelerimizi, hısım akraba düğünlerine sahip çıkarak meseleyi  çözelim. Halbuki göç olan il gelenleri kendi kültür potasında eritip kendine uydurması lazımken, maalesef gençlik tamamen dışarıdan gelenlerin kültürüne uyuyor? Hele düştü düşecek pantolonlarıyla sahneye punkcular gibi çıkanlar? İnsan soruyor “acaba bu çocuklar kime ve neye benzemek istiyorlar” diye? Neyse bunlar kişilik haklarına girer çokta üzerlerine gitmeyelim, bir gün kendilerine yakışanı bulurlar. Dünya yavaş yavaş eski günlere, nostaljiye  dönmeye başladı. Umarım düğünlerimizde eski harman yerleri olmasa da sitelerimizin bahçeleri çok müsait, buralara yönelir, davullu klarnetli düğünler yapar, kazanları yemeklerle doldururlar. Yeri olmayanlara da komşular nasıl ki taziyelerde bahçeleri ya da sosyal tesislerini açıyorlarsa, düğün-nişanlara da açarlar.  O zaman bu yazdıklarımızı yazmayız, dertlenmeyiz, feryat figan etmeyiz. Düşünün sitenin bahçesinde takım çalgı,oynayanlar, sohbetler muhabbetler olduğunu, neden olmasın? Bu yazdıklarım hayal değil,gelin sitelerde oturanları bu yöne teşvik edelim düğün,sünnet,nişan törenlerini buralarda yapsınlar….Herkesin Mübarek Kurban Bayramı’nı yürekten kutluyorum, Allah sağlık ve sıhhatle tekrarını nasip etsin…

SAYGILARIMLA

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

ÖNE ÇIKAN GALERİLER

ÖNE ÇIKAN VİDEOLAR

Elazığ Fm 23, Radyo Hazar ve Radyo Kulüp dinle!

EDİTÖR SEÇİMİ

SON DAKİKA

Haber Scripti: Medya İnternet | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom