Haklı çıkmanın dayanılmaz ağırlığı…

Haklı çıkmanın dayanılmaz ağırlığı…
İnsanı “sevgi öldürür” derler Elazığspor’u da maalesef sevmesini beceremeyenler öldürüyor… Sevmek; sevdiğini korumak, kollamaktır, sevmek; sevdiğini güçlendirmektir, sevmek; sevdiğine kişilik kazandıra bilmek ve ayaklarının üzerinde durabilmesi için çaba göstermektir.
 
Gazetelerin üçüncü sayfalarında sık, sık görürüz biri, birini öldürmüştür, sorarlar neden öldürdün diye? Çok seviyordum ondan derler genellikle… Ben de sevgi anlayışlarından dolayı, takımımız gözlerimizin önünde yavaş, yavaş ölürken sessiz kalanlara lütfen takımımızı sevmeyi bırakın diyorum… Çünkü her neden seviyorsanız bu sevgi anlayışınız takıma zarar veriyor, takım gözlerimizin önünde yavaş, yavaş eriyor.
 
Şu an yönetime yakın olan (bazılarının), sn Selçuk Öztürk yönetime geldiğinde sn Öztürk’ten başarılı olduğu için ne kadar nefret ettiklerini bilenler bilir… Her nedense bu sezon bunların bazılarını sn Öztürk’ün yanında görüyoruz… “Nefretle, sevginin arasında çok ince bir çizgi vardır” derler, nefret edenler acaba neden? birden bire sevmeye başlarlar? Nedenleri acaba sadece duygusal mıdır? Sn başkanın bunu düşünmesinde yarar vardır… Selefi, yalnız bırakanlar inanın yakında halefi de yalnız bırakacaktır ve gemiyi terk edeceklerdir. İşte sn başkanın yaşadığı önemli paradokslardan biri de budur… Benden söylemesi.
 
Bazı omurgasızlar şu saatten sonra saf değiştirebilirler… Dün başkanın yanında olan (sözde) camianın insanları acımasızca sn başkana vurabilirler, inşallah öyle olur ve başkanda kiminle yola çıktığını anlar ve bir öz eleştiri yapar… Olan olmuştur takım bu duruma gelmiştir, bundan sonrasına bakmak lazımdır… Bundan sonrasına bakarken de sn başkanın pes etmemesini, bedelini kendi ödeyeceği bu yolda, safraları atarak yoluna, kendisine yanlışlarını söyleyebilecek, deneyimiyle, birikimi ve bilgisi ile kendine bir şeyler katacak insanlarla devam etmesini öneririm… Yoksa bunlar takımı tükettikleri gibi kendisini de tüketirler… Yok, böyle devam edecekse de ben kötü gün dostu olarak kendisine; bu işi bırakarak, çok daha üzülmeden hayatına devam etsin derim.
 
Bu gelinen tablo hiç birimizin arzu etmediği bir durumdur, fakat her şeyin sonu da değildir… Takımlar başarılı olur, başarısız olur bu işin doğasında vardır. Önemli olan bu duruma düşmek değil, bu durumdan kurtulmanın mücadelesini yılmadan vermektir…
 
Ben; baştan beri sn başkanın yönetim politikalarına karşı olan her zaman bunu eleştiren biri oldum ve bu anlayışın takımı getireceği durumu çok önceden bazı arkadaşlarım gibi işaret ettim ve haklı çıktım… Ama bu haklılık “haklı olmanın dayanılmaz ağırlığını da” bana yükledi ve gerçekten beni üzdü… Keşke haklı çıkmasaydım diyeceğim ama öngörülerimizi ifade etmemekte, paylaşmamakta o kadar haksızlık olurdu ve görevimizi yapmamış olurduk.
 
Sonuç olarak sn başkan, bu padişahım çok yaşacılardan kurtulur, yaşadığı pratiklerden çıkarım yapar, en kısa zaman’da köklü yapısal bir değişikliği gerçekleştirirse, destek görür ve bu durumu değiştirebilir, bu anlamda da henüz kredisi vardır… Bundan sonrası da kendine kalmıştır.
 
Sn başkan şunu da bilmelidir ki, takımın tükenişini izlerken, sessiz kalan aveneler, kendisini ilk terk edecek kişiler olacaklardır
Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

ÖNE ÇIKAN GALERİLER

ÖNE ÇIKAN VİDEOLAR

Elazığ Fm 23, Radyo Hazar ve Radyo Kulüp dinle!

EDİTÖR SEÇİMİ

SON DAKİKA

Haber Scripti: Medya İnternet | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom