Öğrenci Evleri !!!

Öğrenci Evleri !!!

Malum konuyu bilmeyen duymayan sanırım yok, ağzı olan herkesin konuşacağı fikir belirteceği bir konu! Nitekim öyle de oldu. Bu konuyla alakalı herkesin bir fikri ve bir duruşu var. Bende bu konuyu kendi bakış açımla yorumlamaya çalışacağım. Öncelikle buna benzer polemik içeren konuların nedense hep Başbakan'ın yurt dışı gezilerinin öncesine denk geldiğine dikkat çekmek istiyorum. Sizlerde dikkat edecek olursanız, kürtajla idam konusunda hiç gündemde yokken aniden ortaya atıldı ve tartışmadan, konuşmadan, polemik mevzusu olmaktan öteye gidemedi. Benzer konularda olduğu gibi somut bir adım atılamadı. Sanırım Başbakan, bunu çok bilinçli bir şekilde yapıyor. Kendisi yurt dışındayken muhalefet partilerinin gündem oluşturmasının önüne geçmek istiyor. Ülkede başta kötü giden ekonomi ve buna benzer birtakım olumsuz olayların gündeme gelmesini istemiyor. Öğrenci evleri gündemi olduğu sıralarda halkın dizilerle ve başka gündemlerle uyutulduğu sıralarda olanlar; 12 milyon işçinin kıdem tazminatı kalktı. Genel sağlık sigortasının kapsamı daraltıldı. Kanser ve diyaliz tedavisine ek ücret geldi. Şu an SGK kapsamında olan ağız-diş, göz ve bazı reçetesiz olarak da temin edilebilen ilaçların arlıktan itibaren paralı hale gelmesi söz konusu. Dolar 2 TL’yi geçti. KESK-AR’ın açlık ve yoksulluk raporuna göre, ekim ayında 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 1.138 TL, yoksulluk sınırı 3 bin 741 TL oldu. TUİK Verilerine göre Türkiye’de her yıl yaklaşık 200 kişi açlıktan ölüyor. Kısacası gündemi kendi tayin ediyor ve tabir yerindeyse boş mevzuların üzerinde dönülüp durulmasını istiyor. Başarılı oluyor mu bence baskı altındaki medyanın da katkılarıyla, ziyadesiyle bu strateji başarıya ulaşıyor. Başarıya ulaşıp ulaşmadığını muhalefet partilerinin olaylara yaklaşımında görebilirsiniz, Muhalefet, basın ve medya her defasında bu oyunu yutuyor ve kendi gündemlerini ortaya koyamıyor ve ülke nabzını bir türlü tutamıyor. Olayın bir başka yönü ise buna benzer konularla ayrıştırma, kutuplaştırma üzerinden muhafazakar oylara angajman konuluyor. Başbakan ve danışmanları ülke genelinde muhafazakar oyların yüzdesel olarak çokluğunun farkında ve düşünceleri '' Biz bu kitleyi muhafaza edecek olursak zaten seçimde ciddi bir başarı sağlamış oluruz '' düşüncesi hakim! Bu siyaseten kazançlı bir strateji olarak görülse de bence çok tehlikeli ve de gereksiz. Çünkü toplum son yıllarda çok üst düzeyde siyasi gerilimin içine girmiş, artık parti mensupları birbirilerine karşı hasımane tutumlar sergilemeye başlamıştır. Gezi olaylarında görüldüğü üzere tabir uygunsa her birey pimi çekili bir bomba misali saldırgan bireylere dönüşmüştür. Durum böyle iken bir kaç oy alabilme uğruna toplumu bu noktaya getirmenin mantığını anlayamıyorum. Öğrenci evlerinin Valilikler kanalıyla denetlenme olayına değinecek olursam. Tavrım buna karşı durmak veya destek vermekten ziyade olayın bu şekilde üzerine gidilmesinin doğru mu yanlış mı olduğunu irdelemek. Buradan yola çıkacak olursam, elbette ki muhafazakar bir toplumuz öğrenci evlerinde ahlaki manada sıkıntı yaratacak bir durum varsa buna devlet kanalıyla çözüm aramaktan ziyade aileleri bu durumun gelmiş olduğu vahim boyuttan haberdar edip aileleri bilinçlendirme ve daha duyarlı biçimde olaylara yaklaşım gösterilmesini istemenin daha doğru olacağı kanaatindeyim. Aksi durumda insanlar bunu yaşam tarzlarına müdahale olarak değerlendirebilirler. Kaldı ki bu konuyla alakalı herhangi bir yasal düzenlemede söz konusu değil ve yasalarda buna elverişli değildir. Başbakanda bunu çok iyi biliyor ama bilerek ve isteyerek toplumun sinir uçlarıyla oynuyor. Birde bu konuyla alakalı destek olanları yobaz karşı duranları ise namusu gevşek olarak nitelendirenler var ki bu çok daha yanlış. Türkiye'de % 1'lik bir azınlık bile bu şekilde yaşamak istiyorsa '' Ben sizin bu yaşam tarzınızı beğenmiyorum ve değişmek istiyorum'' denilmesinin çok sağlıklı bir yaklaşım olacağını düşünmüyorum. Olayın başka bir yönü ise Sayın Başbakanımız '' Biz bunu muhafazakar kimliğimizin gereği olarak istiyoruz'' diyor. Yarın birileri de çıkıp dese '' Sayın Başbakanım madem bu kadar muhafazakarsınız sizin parti yönetici ve görevlilerinizin içerisinde Alkol kullanan yok mu? Ya da çok affedersiniz zina yapan yok mu? Muhafazakar bir partiyseniz o zaman bu kimseleride görevlerinden alınız ve ihraç ediniz'' derse kime ne demeye hakkınız olur? Ülkede birçok sorun varken aileler ekonomik sorunlardan dolayı cinnet geçirip kendi aile efratlarını katlederken, ihalelerde çok büyük rantlar ve peşkeşler dönerken, insanlar evine bir parça ekmek götüremezken öğrenci evleriyle ilgilenmek bana göre fantazi ve polemikten öte birşey değildir. Yazımda da ifade ettiğim gibi muhafazakar yapımıza ters lakin bu işin çözümü aileler eliyle olmalıdır.Devlet sadece altyapı olarak ahlaki ve milli aile yapısını daha çok empoze ederek yapmalıdır diğer türlüsü ayrışma, düşmanlık doğurur.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

ÖNE ÇIKAN GALERİLER

ÖNE ÇIKAN VİDEOLAR

Elazığ Fm 23, Radyo Hazar ve Radyo Kulüp dinle!

EDİTÖR SEÇİMİ

SON DAKİKA

Haber Scripti: Medya İnternet | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom