Andersen'den masallar…

Andersen'den masallar…
Bir insanın, yanlış politikalarının kendisini getirmiş olduğu noktadaki, tükenmişliğini ve çaresizliğini maalesef içimiz sızlayarak izliyoruz… “Bu tükenmişlik ve çaresizlik o insanın Elazığspor da soyunduğu “misyonla” ilgili bir değerlendirmedir”.
 
Bir başkan düşünün göreve geldiği günden bu güne kiminle çalışmışsa, o kişilerin ömrü fazla uzun olmamış, hep yanlış seçim yapmış ve sanki bunlar dışarıdan atama yoluyla gelmişler gibide kendine toz kondurmamış olsun.
 
Bir başkan düşünün, göreve geldiği günden bu güne 60 transfer yapmış, bunun anca % 10 undan verim alsın, 2 yılda 5 hocayla çalışsın bunun dördün de yanılsın ve bütün bunları kendi iradesiyle yapmış olsun ama halen “benim IQ çok yüksektir” diyebilsin…
 
Bir başkan düşünün, kendisini kim dostça uyarmışsa onları düşman görmüş… Yakınında ki padişahım çok yaşacılardan bir türlü kopamamış olsun.
 
Bir başkan düşünün, Kendi politikaları iflas ettikçe ekibinin dışındakileri her fırsatta suçlamış… Asıl sorunun kendi bakış açısında olduğunu kabullenmek yerine, yaşadığı olumsuzlukları dışarıdaki (bilinmez) faktörlere yüklemiş olsun.
 
Bir başkan düşünün, sürekli takımın borçlarından yakınsın, ama kendi döneminde ki yanlış uygulamalarla takıma bir sürü maliyet yüklemiş olsun.
 
Bir başkan düşünün, takımın borçlarını üstlendiğinden, kentte suçlamadığı kesim kalmasın ama takımın en fazla borçlandığı dönemde kendisinin de yönetim de olduğunu unutsun.
 
Bir başkan düşünün, Elazığspor tarihinin en kötü yılını yaşarken kendisini en başarılılar arasında bir numaraya koysun… Miras aldığı, ekonomik olarak zorda ama sportif olarak zirve yapmış bir takımın ivmesini sürekli aşağı düşürsün ve bunu da başarı olarak lanse etsin.
 
Bir başkan düşünün, “Bu kadar cehalet anca okumayla olur” özdeyişine paralel olarak takıma yaptığı nerdeyse tüm dış transferleri fiyasko olan birinden, “8 dil bilen, entelektüel biri olarak bahsetsin”, filoloji ve futbolu ilişkilendirerek spor bilimine yepyeni bir bakış açısı getirsin.
 
Bir başkan düşünün, uyguladığı politikalar hüsranla sonuçlandığında, kendi görevlendirdiği “sözde” elamanları suçlayarak rotasyon yapsın ama asla öz eleştiri yapmasın.
 
Bir başkan düşünün, güneşi balçıkla sıvadığını sansın ve en dramatiği de kendini buna inandırsın.
 
Bir başkan düşünün, ben her şeyi bilirim desin, bilginin sınırının olmadığını anlamasın… Ben her şeyi bilirim diyen birinin, bir şey öğrenme şansı olmadığını halen idrak edemesin.
 
Bir başkan düşünün yönettiği takımın sonun başlangıcına hızla gittiğini, bunca olumsuz verilere rağmen anlamasın ve hikâye anlatsın.
 
Bir başkan düşünün, Yanındaki dalkavukların yanlış bilgilendirmeleriyle, camianın insanlarını, bir başkana yakışmayacak terbiye dışı bir üslupla haksız yere suçlasın.
 
Allah ona da, Elazığspora da yardım etsin söyleyecek başka bir şey yok…
Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

ÖNE ÇIKAN GALERİLER

ÖNE ÇIKAN VİDEOLAR

Elazığ Fm 23, Radyo Hazar ve Radyo Kulüp dinle!

EDİTÖR SEÇİMİ

SON DAKİKA

Haber Scripti: Medya İnternet | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom