'Otomobil fiyatları yıl başına göre yüzde 25 arttı'

Hyundai Assan Genel Müdürü Önder Göker, 2017'de döviz kurundaki artışların otomobil fiyatlarını çok etkilediğini belirtti.

'Otomobil fiyatları yıl başına göre yüzde 25 arttı'
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Hyundai Assan Genel Müdürü Önder Göker, 2017'de döviz kurundaki artışların otomobil fiyatlarını çok etkilediğini belirterek, "Biz avroyu takip ediyoruz. Yıl başında 3,70'di, şimdi 4,53 seviyesinde. Sektörde yıl başına göre ortalama yüzde 25'e yakın zam oldu. Bir yere kadar dayandık ama sonra herkes kur farkını yansıtmak zorunda kaldı." dedi.

Önder Göker, otomotiv pazarı ve Hyundai'nin 2017 performansını ve 2018 beklentilerini değerlendirdi.

Kasım 2016'da yapılan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) düzenlemesinin ardından tüketicilerin araç alımlarını öne çekmesi nedeniyle, otomotiv pazarında 2017'ye yüzde 10 daralma tahminiyle girildiğini aktaran Göker, bu yılın ilk çeyreğinde döviz kurundaki yükselmenin de etkisiyle pazarın düşük seyrettiğini ifade etti.

Göker, 2017'nin ilk yarısında bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 9 daralan otomotiv pazarının, temmuz ayından sonra yavaş yavaş toparlanmaya başladığını ve 11 ayda 2016'nın aynı döneminin yüzde 3 altında seyrettiğini dile getirdi.

Hyundai'nin ise geçen yıl 11 ayda yaptığı 44 bin 600 adetlik satışı bu yıl aynı dönemde yüzde 2,3 artırarak 45 bin 611'e yükselttiği bilgisini veren Göker, "Toplam pazarda geçen sene 11 ayda 7'inci sıradaydık, bu sene 5'inci sıraya çıktık. 4'üncülüğü devam ettirdiğimiz binek pazarında da payımızı yüzde 6,6'dan yüzde 6,9'a çıkardık. Bu sene hedeflerimizi tutturacağız ve yılı 52 binin üzerinde satışla kapatacağız." diye konuştu.

"PAZAR 2018'DE KÖTÜ SENARYODA 900 BİNDEN AŞAĞI OLMAZ"

Önder Göker, aralık ayında otomotiv pazarında 130-140 bin civarında satış beklediklerini ve 2017'nin 11 ayında 820 bin olarak gerçekleşen toplam pazarın, yılı 950-970 bin seviyesinde tamamlamasını tahmin ettiklerini bildirdi.

Gelecek yıl için otomotiv pazarına yönelik 2 senaryo olduğunu anlatan Göker, "İyi senaryoda bu sene kadar olur. Kötü senaryoda ise bu senenin yüzde 10 altı olur. Ama 900 binden aşağı olmaz. Zaten pazar, son 10 yıla bakarsanız 750 bin, son 5 yıla bakarsanız 850 bin civarında. Ama bir sürü şey toparlandı. 900-950 arasında bir yerde oturacağını tahmin ediyorum." ifadelerini kullandı.

Göker, Hyundai'nin ise 2018'de bu yıla yakın bir performans sergilemeyi, 50-60 bin satış yapmayı, yüzde 5,5-6 pazar payı elde etmeyi ve 5'incilik konumunu korumayı hedeflediğini söyledi.

"SUV SEGMENTİNDE EPEY SES GETİRECEĞİZ"

Hyundai i10'un A segmentinde yüzde 78 payla birinci sırada yer aldığını ve segmentini sürükleyen dominant model olduğunu dile getiren Göker, şunları kaydetti:

"Yerli olarak ürettiğimiz i20'nin segmentindeki payı yüzde 16 ve gayet başarılı. Accent segmentinde yüzde 10 pay alıyor. Satışları artan yeni i30'un segment payı yüzde 2'lerden yüzde 4'lere çıktı. Yeni Elantra ile de gayet başarılıyız, bu sene 5 binin üzerinde satacağız ve segment payımız yüzde 3-4'lere ulaşacak. Tucson da segmentinde benzinli SUV'lar içinde birinci, yüzde 10'luk segment payı var. Bu seneyi 8 bin civarında Tucson satarak kapatacağız."

Hyundai Assan Genel Müdürü Göker, gelecek yıl getirecekleri yeni modeller olacağı bilgisini vererek, "Bu sene planlayıp gerçekleştirmediğimiz Kona modeli 2018'in ikinci çeyreğinde gelecek. B-SUV segmenti çok büyüyor. Kona ile B-SUV, Tucson ile C-SUV segmentinde epey ses getireceğiz. Tucson ve Kona ile beraber SUV segmentinde Hyundai'nin sesi daha çok duyulacak." dedi.

"KURLARDAN SONRA SEKTÖRÜ ETKİLEYEN ESAS FAKTÖR ÖTV"

Otomotiv sektörünün en zayıf noktalarından birinin döviz kuru olduğuna işaret eden Göker, "2017'de kurlarda çok büyük artışlar oldu. Biz avroyu takip ediyoruz. Yıl başında 3,70'di, şimdi 4,53 seviyesinde. Kur, özellikle de ithal otomobilleri çok etkiliyor. Gerçi yerliler de etkileniyor. Ara malzemelerin dövizle alınmasından dolayı. Sektörde yıl başına göre ortalama yüzde 25'e yakın zam oldu. Bir yere kadar dayandık ama sonra herkes kur farkını yansıtmak zorunda kaldı." yorumunu yaptı.

Kurlardan sonra sektörü etkileyen esas faktörün ÖTV olduğunu belirten Göker, "Yeni ÖTV'den dolayı aracın çıplak fiyatı esas alınıyor. Aynı otomobil, içinde bir iki ekipmanı farklı, dolayısıyla fiyatı değişiyor. Bugün alıyorsunuz yüzde 45'lik dilimden, iki gün sonra alıyorsunuz, kur yükseldiği için, yüzde 50'lik dilimden. O aradaki fark çok kafaları karıştırdı. Çünkü fiyatları çok etkiliyor. Yerli otomobillerde dahi yüzde 45'lik dilimde çok az model kaldı. Orada 40 bin lira ve 70 bin lira seviyelerine tekrar çalışıldığını duyduk." görüşlerini aktardı.

Göker, Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) düzenlemesinin müşterilerin nihai kararında çok etkili olduğunu düşünmediğini ifade etti.

"HYUNDAİ OLARAK PERAKENDESİ GÜÇLÜ BİR MARKAYIZ"

Gelecek yıl döviz kurundaki oynaklık devam ederse kötü senaryonun gerçekleşeceğini ve pazarın yüzde 10-15 daralacağını anlatan Göker, şöyle devam etti:

"Önümüzdeki yıl kurlar çok belirleyici olacak. İkincisi de faizler de çok önemli. Faiz oranları yüksek. Otomobil alımını en çok etkileyen faktörlerden biri de taşıt kredisi faiz oranları. Müşteriler onlara bakıyor. Orada yüzde 1'lik duygusal bir sınır var. Biz yüzde 0 faiz kampanyalarıyla oraları kompanse etmeye çalıyoruz. Orada da taşın altına elimizi koyup sıfır faizli finansman sağlıyoruz."

Göker, binek araçlar için kredi kullanım limitlerini yükselten düzenlemeye ilişkin, "Yüzde 70'ine kredi kullanılabilecek nihai fatura bedeli, 50 bin liradan 100 bin liraya çıktı. Bu güzel ama yeterli değil. Bu fiyat artışlarından dolayı artık 60 bin liranın altında otomobil kalmadı. 50 bin liranın yüzde 70'i 35 bin liraydı. Şimdi 100 bin liranın yüzde 70'i 70 bin lira. Şimdi bir pansuman oldu ama satışları çok da uçuracak bir şey değil. Biraz daha bir şeyler olması lazım." yorumunu yaptı.

Önder Göker, otomobil pazarında filo satışlarının artmasına yönelik soru üzerine şunları söyledi:

"Filo deyince bunun en önemli parçası kiralama. Kiralama dünyası her geçen gün büyüyor. Önümüzdeki sene de öyle olacak. Bunu yanında bireysel kiralamalarda da artışlar olmaya başladı. Çünkü çeşitli avantajlar sağlıyor. Bu taraf büyüyecek. Biz Hyundai olarak her zaman perakendesi güçlü bir markaydık. Stratejilerimizi hep bu yönde koruduk. Perakende gücümüzü artırmak için sürekli yeni programlar, çalışmalar yapıyoruz. Bayi teşkilatı da bu yönde hazır. Bizim yüzde 65 gibi çok yüksek bir perakende oranımız var. Bu sene yine bunu koruyacağız. Bu önümüzdeki sene de aynı şekilde devam edecek."

"ÖNÜMÜZDEKİ SENE İÇİN DE OLUMLU SİNYALLER VAR"

Türkiye otomotiv pazarının sahip olduğu ciddi potansiyelin gerçekleşebilmesi için vergilerle ilgili biraz daha çalışılması gerektiğini vurgulayan Göker, burada yapılabilecek ufak revizyonlarla pazarın 1-1,5 milyon seviyelerine çok rahat ulaşabileceğini dile getirdi.

Göker, Hyundai'nin Türkiye'deki fabrikasının maksimum üretim kapasitesinin 245 bin olduğunu, bu sene için planladıkları 230 bin üretim hedefini tutturacaklarını belirtti.

Hyundai'nin 2017 yılını genel olarak başarılı şekilde tamamlayacağını anlatan Göker, "Burada perakende tarafımızın güçlü olması en önemli faktörlerden biri. Onun dışında Hyundai satış sonrasında çok güçlü bir marka. Araştırmalarda satış sonrası müşteri memnuniyetinde 5 yıl üst üste birinci olduk. Orada değişik projelerimiz de var. Blue Card adında bir sadakat programımız var. 250 bin Blue Card üyesi var. Onlarla sürekli iletişim halindeyiz. Yeni programlar yapıyoruz. Opsiyonel garanti ile hiçbir markanın yapmadığı bir garanti programımız var." diye konuştu.

Ülke ekonomisinin büyüme hızının otomotiv sektörünü yakından ilgilendirdiğini belirten Göker, şöyle devam etti: "Yaptığımız bütün analizlerle büyümenin olduğu yıllarda pazarda hep olumlu sinyaller var. Büyüme rakamına baktığımız zaman dünya rekorları kırıyoruz ama bunun nedenlerini irdelediğimizde baz etkisi ve KGF'nin etkisi var. Ama sonuçta doğru kararlar alındı ve çarklar dönmeye başladı. Gayet olumlu. Önümüzdeki sene için de olumlu sinyaller var. Küresel büyüme 2017'de başarılı geçeceğe benziyor. Aynı şekilde Avrupa tarafından da olumlu sinyaller geliyor. Türkiye'nin de bunlardan pozitif etkileneceğini düşünüyoruz. Tabii ki gelecek yıl büyüme bu seneki kadar olmaz. Biraz daha altında olur. Zaten yüzde 5,5 diye bir hedef konuldu. Onlar gerçekleştirildiği takdirde önümüzdeki senenin olumlu olacağını ümit ediyoruz."