'Gelen elektrik ve doğalgaz faturaları elbette yüksektir'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Konutlarda aylık 200 kilovat tüketim üzerinden bakıldığında Türkiye Avrupa'daki 34 ülke arasında vatandaşlarına en uygun fiyatla elektrik hizmeti sunan üçüncü ülke durumundadır.' dedi.

TAKİP ET

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kabine Toplantısı'nın ardından açıklamalarda bulundu.

Son dönemde üzerinde en çok konuşulan ve en çok istismar edilen konuların başında enerji fiyatları olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye bugün enerji konusunda elektriklerin yokluğunu değil, sadece fiyatını tartışabiliyorsa, bunu geçtiğimiz 20 yılda 32 bin megavattan 100 bin megavat seviyesine çıkarttığımız kurulu enerji gücüne borçludur.

Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarını harekete geçirmek suretiyle ülkemizin elektrik üreten santral sayısını 298'den bin 808'e yükselterek, iletim ve dağıtım şebekelerimizin uzunluğunu bir milyon 275 bin kilometrenin üzerine çıkartarak toplam elektrik üretimini dört kat artırdık.

Son dönemde enerji fiyatları tüm dünyada oldukça yükseldi. Ama bu sadece bize ait değil. Bu sadece bize mahsus bir durum değil. Küresel düzeyde doğalgaz fiyatları 10 kat, kömür fiyatları 5 kat, petrol fiyatları 3 kat artmıştır. Dolayısıyla dünyanın her tarafında, üstelik de bizden her bakımdan çok daha yüksek oranlarla fiyat artışları günlük hayata yansımaktadır” şeklinde konuştu.

''TÜRKİYE AVRUPA'DA EN UYGUN FİYATLA ELEKTRİK HİZMETİ SUNAN ÜÇÜNCÜ ÜLKE DURUMUNDADIR''

Elektrik ve doğal fiyatlarının Euro cinsinden rakam ve asgari ücrete oranları üzerinden Avrupa üzerinden karşılaştırmasını yapan Erdoğan, “Özellikle milletime sesleniyorum, milletimin bunları değerlendirmesi ve aklıselim ile kararını vermesi birçok şeyi düzlüğü çıkartacaktır. Konutlarda aylık 200 kilovat tüketim üzerinden bakıldığında Türkiye Avrupa'daki 34 ülke arasında vatandaşlarına en uygun fiyatla elektrik hizmeti sunan üçüncü ülke durumundadır.

Ülkemizdeki elektriğin 200 kilovata denk gelen tutarı 18 Euro iken bu rakam Norveç'te 35, Fransa'da 45, Hollanda'da 60, Belçika'da 92, Almanya'da 100 Euro'dur. Aynı miktardaki tüketim bedelini asgari ücretle mukayese ettiğimizde ülkemizde yüzde 5,5'luk bir oran karşımıza çıkarken Almanya'da yüzde 6,2, Bulgaristan'da 7,5, Çekya'da yüzde 10, Romanya'da yüzde 15'lik oranlarla karşılaşıyoruz.

Benzer bir tablo doğalgaz konusunda da geçerlidir. Türkiye 100 metreküplük tüketime 18,5 Euro'luk fatura ile Avrupa'nın vatandaşına en ucuz doğalgaz hizmetini sunan ülkesidir. Bu rakam Macaristan'da 30, Polonya'da 63, Yunanistan'da 100, İtalya'da 156, Almanya'da 256 Euro düzeyine yükselmektedir. Doğalgaz fiyatının asgari ücretle mukayesesinde de ülkemiz yüzde 5,6 ile en uygun fiyat konusunda yine ilk sıralarda yer alınken bu oran Macaristan'da yüzde 9, Yunanistan'da yüzde 13, Almanya'da 15,2, Romanya'da yüzde 31'lik seviyelere çıkmaktadır.

''VATANDAŞIMIZA GELEN ELEKTRİK VE DOĞALGAZ FATURALARI ELBETTE YÜKSEKTİR''

Vatandaşımıza gelen elektrik ve doğalgaz faturaları elbette yüksektir. Buna rağmen Türkiye hem fiyat hem asgari ücrete oranı bakımından vatandaşına en uygun tarifeli elektrik ve doğalgaz hizmeti sunan ülkelerin başında gelmektedir. Geçtiğimiz yıl sadece elektrik, doğalgaz ve akaryakıtta 165 milyar liralık sübvansiyon yaparak salgın sebebiyle zaten sıkıntı içinde olan vatandaşımızın ilave yükler altına girmesine engel olduk. Geçtiğimiz yıl hane başına yaklaşık 5 bin lira enerji desteği verdik. Sadece bu 3 kalemdeki sübvansiyon rakamının Türkiye'nin toplam yatırım harcamaları kadar olduğuna dikkatlerinizi çekmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

''RAKAMLAR VATANDAŞLARIMIZ LEHİNE YENİDEN DEĞERLENDİRİLECEKTİR''

Yılbaşı itibariyle tarifelerde yapılan düzenlemelere rağmen elektrikte ve doğalgazda haneleri desteklemeye devam ettiklerini belirten Erdoğan, “Geçtiğimiz Kabine toplantısında 150 kilovat olan en düşük tarife dilimini 210 kilovata yükseltmek suretiyle nispi bir rahatlama sağlamıştık. Yapılan analizler Ocak ayı itibariyle tüketicilerin yüzde 64'nün düşük tarifeden faydalandığını, yüzde 36'lık bir kesimin de üst tarifeden fatura ödediğini göstermektedir.

Bugünkü toplantımızda vatandaşlarımızı daha da rahatlatacak yeni adımların karanı aldık. Öncelikle 210 kilovata kadar ki düşük tarife ve 210 kilovatsaatin üzerindeki yüksek tarife rakamları ilgili kurumlarımız tarafından vatandaşlarımız lehine yeniden değerlendirilecektir. Ticari işletmelerimiz için de küçük esnaf ve sanatkarı koruyacak şekilde benzer bir kademelendirme yapılacaktır.

Sivil toplum kuruluşlarının elektrik aboneliği de ticarethane statüsünden konut statüsüne dönüştürülecektir. Böylece dernekler, vakıflar, cemevleri dahil ticarethane statüsünden fatura ödeyen kuruluşların elektrik bedelleri önemli oranda düşecektir. Daha önce sözünü verdiğimiz doğalgaz tüketim desteği ile ilgili hazırlıklar tamamlandı. Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının kriterlerine uyan 4 milyon hane için yılda 2 defada ödenmek üzere 450 lira ile bin 150 lira arasında değişen miktarlarda doğalgaz desteği sağlayacağız.

Kronik hastaların ve yaşam destek cihazına bağlı olarak hayatını sürdüren kişilerin bulunduğu haneler için bu rakama yüzde 5 ilave yapılacaktır. Bu destek için başvurular 81 ilimizin tamamında Cuma günü başlayacaktır. Elektrik desteğinde halen 2,1 milyon hane olan kapsamı 4 milyon haneye çıkartıyoruz. Ayrıca sosyal güvenlik şemsiyemizin hem kapsama alanını hem etkisini genişletecek 15 milyar liralık yeni bir sosyal destek paketiyle ilgili hazırlıklara başlanması talimatını verdik” dedi.

ÇİFTÇİLERE MÜJDE

Konuşmasında çiftçilere de müjdeler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan şu ifadeleri kullandı:

“Bilindiği gibi Tarım Kredi Kooperatiflerinin satış merkezlerinde hafta başı itibariyle üre ve çay gübrelerinin fiyatlarında yüzde 30'a varan indirimler yaptık. Buna ilave olarak yarından itibaren can gübresi, amonyum sülfat ve nitropower gübrelerinde de yüzde 30'luk indirime gidiliyor. Hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımızın girdi maliyetlerini düşürmek amacıyla karma hayvan yemi yüzde 12 indirimle satılmaya başlanacaktır.

Pancar üreticilerimizin Mart ayında alacakları pancar bedellerinin ödemesini bir ay öne çekiyor, Cuma günü hesaplarına yatırıyoruz. Ayrıca 2021 yılı pancar alım fiyatının üzerine ton başına 15 lira prim desteği ödüyoruz. Bu sezonun pancar alım kesim fiyatını da hasattan önce açıklayacağımızı tekrar hatırlatmak istiyorum.”

ÖĞRENCİLERE MÜJDE

Gençlerin talepleri üzerine yurtlarda 16 gigabayt olan internet desteğini 2 kat artışla 32 gigabayta çıkarttıklarını belirten Erdoğan, “Şimdi de akademik yılın ikinci döneminden başlamak üzere yurtlarda kalan gençlerimize verdiğimiz beslenme yardımını aylık 570 liradan 750 liraya yükseltiyoruz. Böylece üniversite öğrencilerimizi enflasyon nedeniyle yemek ücretlerinde yaşanabilecek muhtemel artışlara karşı koruma altına almış oluyoruz” şeklinde konuştu.

KDV İNDİRİMİ AÇIKLAMASI

Karantina döneminde çalışmalarını sürdürdüğünü bildiren Erdoğan, “Çeşitli vesilelerle telefonla görüştüm farklı illerden insanlarımız vasıtasıyla pek çok hususu doğrudan hayatın içinden takip etme imkanı bulduk. Aynı şekilde devlet ve hükümet işlerini de hem yakından takip ettik hem de gereken yönlendirmeleri yaptık, talimatları da verdik. Testimizin negatife dönmesinin ardından Cuma günü Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallılar Konseyi üyeleri ile bir araya gelerek ortak gündemimizi ve birlikte yapacağımız çalışmaları Vahdettin Köşkü'nde istişare ettik.

Cumartesi günü Hazine ve Maliye Bakanlığımızın iş dünyası ile birlikte enflasyon ile mücadele konusunda atacağı yeni adımları açıkladığı bir toplantıya canlı bağlantı ile katıldık. Pirinç, makarna, et, balık, çay, kahve, süt ve süt ürünleri peynir çeşitleri, yumurta, yemeklik yağ çeşitleri şeker ve şekerli ürün çeşitleri, meyveler, sebzeler, kuruyemişler, bakliyat çeşitleri gibi günlük hayatta sık tüketilen gıdaların kapsayan ürünlerdeki KDV indiriminin ülkemize ve milletimize tekrar hayırlı olmasını diliyorum” açıklamasında bulundu.

''AKSİ YÖNDE DAVRANIŞ SERGİLEYEN FİRMALARA DA GEREKEN YAPTIRIMLARI UYGULAYACAKLARDIR''

Erdoğan, KDV indirim sürecini bakanlıkların yakından takip edeceğini belirtti. KDV indiriminin fiyatlara yansıyıp yansımadığının takipçisi olunacağını aktaran Erdoğan, ”Aksi yönde davranış sergileyen firmalara da gereken yaptırımları uygulayacaklardır. Hepimiz aynı gemide olduğumuza, ülkenin kazancından hep birlikte istifade ettiğimize göre külfetine de beraberce katlanacak yükü beraberce omuzlayacağız. Fedakarlığı sadece devletten beklemek ne gerçekçidir, ne hakkaniyete sığar ne de sürdürülebilirlik ilkesine uyar. Ayrıca aynı toplantıda 3 ayrı başlık altında toplamda 60 milyar liralık kefalet limiti ile uygulamaya geçirilen Kredi Garanti Fonu paketinin detayları da iş insanlarımıza aktarıldı. Üretime ve istihdama önemli bir destek sağlayacağına inandığım bu paketinde iç dünyamıza hayırlı olmasını temenni ediyorum” dedi.

BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ ZİYARETİ DEĞERLENDİRMESİ

Yastık altındaki altınların ekonomiye kazandırılması konusundaki yol haritasının da kamuoyu ile paylaşıldığını hatırlatan Erdoğan kuyumcuların bankaların ve altın rafinerisinin içinde yer aldığı bu imkanlardan tüm vatandaşları yararlanmaya davet etti. Erdoğan, ”Pazartesi ve salı günleri Birleşik Arap Emirlikleri'ne giderek hem Abu Dabi'ye resmi bir ziyaret gerçekleştirdik hem de Expo 2020 Dubai Türkiye Milli gününe katıldık. Ziyaretim sırasında farklı alanlarda imzaladığımız toplam 13 anlaşma ile ülkelerimiz arasındaki ahdi temelini güçlendirdik. Bir süredir durgunluk içinde olan Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri ilişkilerine yeni bir ivme kazandıran bu ziyaretin her iki ülke açısından da verimli ve hayırlı neticeler doğuracağına inanıyorum” değerlendirmesinde bulundu.

''DÜNYA KÜÇÜLÜRKEN BİZ BÜYÜDÜĞÜMÜZ, İSTİHDAM VE İHRACATTA REKOR ÜSTÜNE REKOR KIRDIĞIMIZ BİR DÖNEMİ GERİDE BIRAKTIK''

Türkiye'nin tarihteki en yüksek istihdama ulaştığını aktaran Erdoğan, ”Bugün 85 milyonluk bir nüfusa sahibiz. Nüfusumuz, 20 yıl öncesine göre 20 milyon artarken, istihdama katılan kişi sayısı da 20 milyondan 34 milyona çıktı. Tarihimizin en yüksek işgücüne katılım oranına ulaşırken istihdamı, 19 milyondan 30 milyonun üzerine çıkarttık” dedi.

Salgının ilk aylarında iş gücüne katılımın 29 milyona, istihdamın 25 milyona kadar gerilediğini hatırlatan Erdoğan, ”Dünyanın panikle içine kapandığı bu dönemde biz farklı bir politika izleyerek üretimi ve bireyleri destekledik. Faiz tartışmaları ve kur dalgalanmalarının yol açtığı sıkıntılara rağmen bu politikadan taviz vermedik.

Yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla hedefli ekonomi programımızı ısrarla ve kararlılıkla uygulayarak, salgının ilk aylarındaki kayıpları hızla telafi etmekle kalmadık, ötesine de geçtik. Dünya küçülürken biz büyüdüğümüz, istihdam ve ihracatta rekor üstüne rekor kırdığımız bir dönemi geride bıraktık. Netice itibari ile hükümetlerimiz döneminde, 11 milyonun üzerinde insanımıza çalışacak iş sağladık. Geçinecek gelir temin ettik.

Bahar mevsim ile birlikte canlanacak turizm inşaat, ve tarım sektörleri istihdamı daha da yukarıya taşıyacaktır. Elbette hayat pahalılığının yol açtığı sıkıtılar vardır. Elbette sokakta, tezgahta vitrinde canımızı yakan fiyat artışları vardır. Bunların hepsi geçicidir. Bu döneme mahsustur. Asgari ücretten memur ve emekli maaşlarına kadar tüm çalışanların gelirlerine yüksek oranlı artış yaparak esnaf ve sanatkarlarımızı kredi paketleriyle destekleyerek, hayat pahalılığının insanlarımızın üzerindeki yükünü azaltmanın gayreti içindeyiz.

​​​​​​​Ancak bunları konuşurken şu gerçeği de gözden kaçırmamalı, aklımızdan çıkarmamalıyız. Alım gücündeki düşüş bir süre sonra telafi edilebilirken, kaybedilen işin, kaybedilen huzuru, kaybedilen vaktin, geri kazanımı çok daha zordur” ifadelerini kullandı.

''HALİHAZIRDAKİ EN ÖNEMLİ SORUNUMUZ YÜKSEK ENFLASYONDUR''

Böyle dönemlerde asıl olanın, çalışacak iş, hayatını sürdürecek gelir sahibi olmak olduğunu söyleyen Erdoğan, ”Asıl olan kendine ve ailesine karşı mahcubiyet yaşamamaktır. Asıl olan, nice krizler, nice sancılar içinde kıvranan bölgemizde başı dik, durabilmektir. Asıl olan geleceğe umutla bakabilmeyi sürdürecek zemini kaybetmemektir. Bunun için fabrikaların çalışması, esnafın dükkanının açık kalması, toprağın ekilmesi, yolların yük taşıyan kamyonlarla dolu olması, emlak ve araç satışlarının sürmesi, hayatın canlı şekilde akışı, çok önemlidir. Şayet buralarda bir tıkanıklık, gerileme, çöküş yaşanırsa o zaman felaket kapımıza dayanmış demektir. Hamdolsun böyle bir tablo ile karşı karşıya değiliz. Halihazırdaki en önemli sorunumuz yüksek enflasyondur. İnşallah onun da üstesinden, her geçen ay inişini görerek geleceğiz” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi

Bakmadan Geçme