Kazı çalışmalarında önemli eser bulundu

Harput Kalesi kazı çalışmalarında dikkate alınacak 250'ye yakın eser ile kale içerisinde restorasyona yönelik mimari bölümler bulunduğunu belirten Kazı Başkanı Doç. Dr. İsmail Aytaç, atölyedeki çalışmaların tamamlanmasının ardından bu eserlerim müzeye teslim edileceğini söyledi.  

TAKİP ET

Elazığ'ın en eski yerleşim yeri olan tarihi Harput Mahallesi'ndeki Harput Kalesi'nde 2. dönem kazı çalışmalarında ortaya çıkartılan buluntuların temizliği ve çizim çalışmaları başladı. Harput kalesinde bu yıl Fırat Üniversitesi sorumluluğunda, Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Aytaç'ın kazı başkanlığında 45 kişilik ekip ve Kültür Bakanlığı ile Elazığ Valiliği İl Özel İdaresinin destekleriyle 2. dönem kazıları tamamlandı. Kazıların tamamlanmasının ardından bulunan 250'ye yakın önemli eserin temizlik çalışması ile binlerce seramik parçasının da incelenme çalışmasına başlanıldı.

2015 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığının kararıyla Fırat Üniversitesi adına kazı başlattıklarını ifade eden Kazı Başkanı Doç. Dr. İsmail Aytaç, “Geçen sene başlatmıştık. Oldukça verimli geçti. Bu senede yaklaşık 800 metrekarelik bir alanda kazı yaptık. Bu kazıda birinci bölge olarak saray önü bölgesini seçmiştik. Özellikle saray önündeki bölümü açmamızda ki amaç seneye yapacağımız restorasyon çalışmalarına bir ön çalışma olsun diye düşünmüştük. Ancak hava şartlarından o alandan 300 metrelik alanı çalışabildik. Bu bölgede özellikle tandırların, mutfak eşyalarının yoğun olduğu bir bölgeydi. Ocaklar çok yoğun bir şekilde tespit edildi. Üst katman geç Osmanlı katmanıydı. Aşağı doğru Bizans'a kadar inildi. Orada daha tahminimiz 5 metre 6 metre kadar bir yerleşim buluntusu var” dedi.

“MİMARİ VE TAŞINABİLİR KÜLTÜR VARLIKLARINA RASTLADIK”
Yapılacak çalışmalarla daha eski dönemlere ait yerleşim ve buluntular elde edeceklerini ifade eden Doç. Dr. Aytaç, “Bu bölgede mutfak eşyaları dışında sikkeler bazı mimari parçalar ve güllelere rastladık. Ancak yapıların üst örtüsüne ait buluntular şuan kadar elde edilemedi. Bazı ahşap parçalarından fikirler elde edebildik. Özellikle bizim cami bölgesi dediğimiz ya da Osmanlı Mahallesi dediğimiz atölyeler bölgesindeki çalışmalardan bahsedelim. Buradaki 5 açmada geç Osmanlı dönemine ait katmanlar vardı. Ama hemen doğal kütle içerisinde özellikle Urartu'ya giden bir sarnıç elde ettik. Bu bizim için önemliydi. Bu sahanın içerisine akıntıyla her döneme ait malzeme, buluntu gelmişti. Yani Osmanlı Mahallesi dediğimiz yerin ilk yerleşim yerinin Urartu olduğunu gördük. Bahsettiğimiz Osmanlı Mahallesinde yine Urartu dönemine ait saç iğnesi bulundu. Demek ki devamında ki Bizans Sikkesi, Bizans seramikleri, Selçuklu Osmanlı seramikleriyle beraber üçüncül baktığınızda ve atölyeler bölgesinde yaklaşık 2700, 2800 yılında ki yerleşime ait hem mimari buluntular hem de taşınabilir kültür varlıklarına rastladık” diye konuştu.

“250'YE YAKIN ÖNEMLİ ESER BULUNDU”
Yapılan kazı çalışmalarında dikkate değer anlamda 250 civarında eser elde edildiğini ifade eden Aytaç, şöyle konuştu:
“Bunların önemli olanları Elazığ Müzesine teslim edilecek. Diğer yandan çıkan buluntuları değerlendirdiğimizde restorasyona yönelik elde edebileceğimiz mimari kısımlar bulundu. Bunların bu sene kışın restorasyon çalışmalarını bir projeyle yapacağız. Bir aksilik olmasa da yazın restorasyon çalışmaları gerçekleşmiş olacak. Tabi ki buradaki amaçlar eserleri sağlam elde etmek 15. yüzyıla ait porselenlerin elde birkaç parçasının bulunması kale yerleşiminin zenginliğini gösteriyor.”

Buluntulara seramik grubunu dahil ettiklerinde buluntu sayısının binlere çıktığının da altını çizen Aytaç, şu ifadelerde bulundu:
“Bunların temizliği gerçekleştirildi. Bir kısmının çizimleri gerçekleştirildi. Tamamlanabilenler bir araya getirilmeye çalışılıyor. Yani restorasyon çalışmalarında küçük buluntular açısında devam ediyoruz. Bulunduğumuz atölye Fırat Üniversitesinde kazı depomuz. Bu alanda uzman arkadaşlarla buluntuları, çalışma sırasında elde edilenlerinin temizliği, çizimleri, teknik işleri yapılıyor. Bazı analizler de yapmak istiyoruz, buluntularla ilgili böylece bütün yaşanmışlığa ait hem arkometrik hem de arkeolojik yöntemlerle bilgileri ortaya koymaya çalışıyoruz.”

Bakmadan Geçme