Türk bilim adamı 'nano-enerjik grafen' geliştirdi

FÜ Fizik Bölümü Öğretim Üyesi ve Fytronix'in CEO'su Prof. Dr. Fahrettin Yakuphanoğlu, 'reaktif nanoenerjik graphene' üretti.

TAKİP ET

Fırat Teknokent'te kurduğu Fytronix Elektronik Teknolojileri şirketinde teknolojik ürün geliştiren Fırat Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahrettin Yakuphanoğlu'nun çalışmaları dünyada ilgi odağı olurken, ürettiği cihazlar 10'dan fazla ülkeye ihraç edildi.

Gelişen teknolojiyi takip eden Prof. Dr. Fahrettin Yakuphanoğlu, AR-GE çalışmalarını başarıyla sürdürüyor. Nanoteknolojik ürün ihracatı yapan Prof. Dr. Yakuphanoğlu, yerli kimyasal malzemelerin üretilmesi gerektiğini belirtirken, savunma sanayinde farklı teknolojiler kullanarak, nano-enerji malzemeler üreten cihazlar geliştirdi.

Yakuphanoğlu, bilim dünyasının ‘yüzyılın teknolojik malzemesi' olarak tanımladığı ve fiyatına paha biçilemeyen nano-enerjik grafeni ilk kez yerli ürün olarak üretti.

Nano-enerjetik malzemeler, geleneksel mikron boyutlu malzemelerle ulaşılamayan üstün enerji yoğunluğuna ve reaksiyon hızlarına sahip malzeme olarak tanımlayan Yakuphanoğlu, nano-kompozit malzemeler, nano-termit olarak geliştirdiği bu sistemle birlikte, elde edilen ürün ateşlendiğinde 3 bin K'yi aşan adyabatik alev sıcaklıklarıyla kendi kendine yayılan ekzotermik reaksiyonlar üretebileceğini kaydetti.

Öte yandan, yüksek savunma sanayi teknolojileri için yüksek alev yayılma hızına sahip, ‘Reaktif Nanoenerjik Graphene (RNG)' adını verdiği kimyasal malzeme üreten bilim adamı Yakuphanoğlu, savunma sanayinde dışa bağımlılıktan kurtulmanın şart olduğunu ve bunun için yerli kimyasal malzemelerin üretilmesi gerektiğini ve savunma sanayinde güçlü olmanın en önemli şartının farklı teknolojiler kullanılarak, nano-enerji malzemeler üretmek olduğunu belirtti.

"SAVUNMA SANAYİNDE YENİ NANO-TEKNOLOJİK ÜRÜNLER ÜRETMEK İSTİYORSAK, YERLİ VE MİLLİ İMKANLARIMIZLA BUNLARI ÜRETMEK ZORUNDAYIZ"

Geliştirdiği cihaz ve sistem hakkında bilgi veren Prof. Dr. Fahrettin Yakuphanoğlu, ''Eğer bir ülke kendi savunma sanayisini geliştirmek istiyorsa öncelikle kendi ürününü yerli imkanlarla kendi ülkesinde üretmesi lazım. Herhangi bir savaş döneminde, anlaşmazlık durumunda bu malzemeler yurtdışından sağlanamaz. Dolayısıyla savunma sanayinde şuanda yaygın olarak bizim artık enerjik malzemeler kullanmamız lazım. Enerjik malzeme, kendi içerisindeki kimyasal enerjiyi depolayıp daha sonra dışarıdan bir etki ile patlayan malzemedir. Bu enerjik malzeme itici gazlardan da oluşabilir. Biz, savunma sanayinde yeni nano-teknolojik ürünler üretmek istiyorsak, kendi yerli ve milli imkanlarımızla bunları üretmek zorundayız” dedi.

"TNT GİBİ PATLAYICI MALZEMELERE ALTERNATİF OLARAK YENİ KİMYASAL ENERJİK MALZEMELER ÜRETMEKTEYİZ"

Son olarak geliştirdiği ürün ile birlikte yüksek savunma sanayinde dışa bağımlılıktan kurtulmanın olanağına değinen Yakuphanoğlu, ''Şu anda kendi laboratuvarımızda özellikle farklı nano-enerjik olarak tanımladığımız malzemeleri üretmekteyiz. Bu malzemelerden bazıları, doğada bulunmakta. Metal olarak alüminyum magnezyum, bir de patlayıcı malzeme yani enerjik malzemesiz yapmak istediğinizde yakıta ilave olarak bir oksit katkılamanız gerekmektedir. Bunlar da bakır oksit tarzı, demir oksit ve diğer türevleri olabilir. Dolayısıyla böyle bir teknolojik malzemeyi üretmek istediğimizde bunun flashlama, ateşleme ve yanma süresini kolaylıkla nano-malzemenin özelliklerine bağlı olarak kontrol edebiliriz. Kendi laboratuvarımızda farklı kimyasal malzemeler kullanarak özellikle 2,4,6-trinitrotoluen (TNT) gibi patlayıcı malzemelere alternatif olarak yeni kimyasal enerjik malzemeler üretmekteyiz. Bu enerjik malzemelerin özelliklerini ise farklı nano-malzemelere bağlı olarak teknolojik özelliklerini değiştirmekteyiz. Eğer böyle bir malzeme üretmek istiyorsanız, öncelikle ülkemizde nano-teknolojiyi kullanarak yerli ve milli patlayıcı ürünleri, enerjik ürünleri kolaylıkla ülkemizde üretip, ülke hizmetine sunulabilir. Dolayısıyla bir TNT'ye alternatif olarak yeni bir kimyasal malzeme üretebiliriz” diye konuştu.

Bakmadan Geçme